Dücane Cünduoğlu’nun felsefe / tasavvufi deneme türünde ele aldığı kitabı beğenerek ve bolca alıntı yaparak okudum (Bir arkadaşım tarafından bana hediye edilmişti kitap ) .Dili biraz ağır bazı bölümleri birkaç defa okumanız gerekebiliyor . Eleştirel ,sorgulayıcı ,düşünmeye davet eden bir deneme ,
Denemede ele aldığı konuyu genel anlamda ele aldığımızda Dücane Cündioğlu görme eylemini sadece fiziksel bir işlem olarak görmez. Ona göre bakmak ayrı, görmek ayrıdır. Göz ile görülen şey sadece nesne değil; insanın kendisidir, dünyasıdır, hatta Allah’ın ayetidir.
“Göz izdir. Çünkü bakmak, temas etmektir.”
Bu düşüncede “göz izi”, kişinin sadece karşıya değil, kendi içine de bakması demektir. Görmek, bir bilinç işidir. Bilinçli bakışın kendisi bir idrak biçimidir.
Benim en sevdiğim bölümlerden biri oldu Göz İzi
Modern çağın gelmesi ve modern toplumların oluşmasıyla bu bakış açısından uzaklaşmış bulunmaktayız artık görmek tek bir şey ifade eder hale geldi ,derinlikten eleştirel düşünceden uzaklaştık ne yazık ki :(
Özellikle genç nesil olarak yüzeyselleştik ve yüzeyselleşmeye devam ediyoruz …
Bu da derinlikli düşünmeyi ve anlamlandırmayı imkânsız kılıyor. Oysa geleneksel düşüncede bakış, bir mafiret idi.
Kitap boyunca Mevlana, İbn Arabi gibi isimlere göndermeler yapılır. Özellikle İbn Arabi’nin “bir şeyi görmek, onu bilmekten önce gelir” anlayışı bu metne sinmiştir. Tasavvufta “bakış” bir kalp meselesidir. Cündioğlu da bu anlayışı merkeze alır:
“Bazen göz, kalbin aynası olur. O aynaya yansıyan şey, hakikatin kendisidir.”
Genel olarak kısa etkileyici bir deneme türü ben severek ve merakla okudum üzerine düşünülmesi gereken çok fazla nokta olduğunu düşünüyorum okumayı düşünenlere ertelemeden bir an önce başlamalarını tavsiye ederim şimdiden iyi okumalar diliyorum .