Sedaa

Sedaa
@Lavinya17
Puan vermedi·136 syf.·
2026 2. kitabı
Merhaba Bu kitap klasik bir “eşya azaltma” rehberi değil. Asıl odağı, fazlalıkların hayatımızdan neleri çaldığı: zamanı, dikkati, huzuru ve anlamı. Minimalizimin yoksunluk değil bilinçli bir seçim olduğunu, iki ekonomik durumu çok yerinde olan arkadaşın tercih dönemlerini anlatıyor . Hayatlarını nasıl daha anlamlı bir yaşam haline getirdiklerinden bahsediliyor . Kitabın dili basit akademik dilden kaçınılmış . Genel olarak benim için fayda oldu diyebilirim . Yaşamında küçülmeye gitmeye çalışan biri olarak hatırlatıcı ve destekleyici bir kitap Okumak isteyenlere şimdiden iyi okumalar :)
MinimalizmJoshua Fields Millburn · Eksik Parça Yayınları · 20181,348 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·184 syf.·
Beğendi
·
2025 30. kitabı
Amin Maalouf’un bu romanı, yazarın okuduğum ikinci kitabı. İlk kitabını çok beğendiğim için onun edebi dünyasında biraz daha kalmak, farklı bir romanını da okumak istedim. İyi ki istemişim. Doğunun Limanları benim için yalnızca beğendiğim bir kitap değil; içselleştirdiğim, zihnimde ve kalbimde yer eden bir roman oldu. Hatta puan vermem gerekirse on üzerinden on değil, on üzerinden on bir derim. Romanın öyküsü beni başından sonuna kadar içine çekti. Özellikle Maalouf’un bizim topraklarımızda yaşamış olması ve bu coğrafyayı anlatması, hikâyeyi bana daha da yakın kıldı. Limanlara yüklediği farklı anlamlar, romanın adına yakışır şekilde bu anlamların karakterlerin hayatlarına yansıması çok etkileyiciydi. İsimlerin bile karakterlerin ruhuna dokunacak şekilde seçilmiş olması, büyük aşkların anlatımı ve kızının ona yeniden umut vermesi… Bütün bunlar romanı benim için çok özel kıldı. Ancak beni en çok etkileyen kısım, 16 yıl boyunca psikiyatri servisinde kalan bir insanın hikâyesiydi. Bu süreçte kullanılan ilaçların ona gerçekten fayda sağlamaması, hatta hastalığını ilerletmesi; daha da önemlisi, onu insani özelliklerinden uzaklaştırması beni derinden sarstı. İlaçlar azaltıldığında ise daha sağlıklı düşünebilen, konuşabilen, fark edebilen bir insana dönüşmesi… Bu durum bende büyük bir etki bıraktı. (Hemşire olmamla ilgili olabilir )Sanki roman boyunca anlatıcıyla bire bir konuşuyor gibiydim .O notları alan kişi sanki bendim; hikâye bana emanet edilmiş gibiydi. Özellikle Clara’yla son buluşmalarında, kendimi şu düşünceden alıkoyamadım: “Ya bunların hepsi İsyan’ın hayal gücünün ürünü ise? Ya anlattığı her şey bir halüsinasyonsa?” On altı yıl psikiyatri servisinde yatmış birinin bu kadar berrak düşünmesi, bugünün şartlarında bana pek mümkün gelmedi. Bu düşünce beni korkuttu.
Doğu'nun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202640,1bin okunma
Puan vermedi·304 syf.·
Beğendi
·
2025 16. kitabı
Merhaba; kitabı yeni bitirdim tüm duygularımla incelemeyi yapmak istedim. Roman Peyami Safa ‘nın bence en iyi kitaplarından biri karakterleri çok gerçekçi, Eserin genelinde karamsar, yoğun bir psikolojik atmosfer hâkim. Safa, karakterlerin iç dünyalarını çok derinlikli ve yer yer kasvetli biçimde tasvir ediyor. Okur olarak bu bazen bunaltıcı gelse de, aslında onun “psikolojik roman” üslubunun güçlü bir örneği ,hazlar ,aşklar ,umut ,öfke, kin, nefret ,pişmanlıklar iç içe olan güçlü bir roman karakter incelememiz gelecek olursak Pervin ;genel olarak karakter bölünmesi yaşayan bir kadın duygularını çok uç noktalarda yaşayabiliyor ben Pervin’i hiç sevmedim ve kitabın sonundaki yaşadıklarını bence hak ediyor. Ama bölüm bölümde Pervin‘in yaşadığı o duygusal karmaşanın içinde buldum kendimi o acı umutsuzluk ızdırap beni çok sarstı. Sacide gelecek olursak da bencil güçlü ve çok soğuk bir karakter şunu da eklemeden edemeyeceğim haz düşkünü . Müfit karakteri ise duygusal ve felsefi düşünceleri çok fazla kararsızlıkları, altıncı hissinin kuvvetli olması ve pasif bir karakter olması müfide hem üzülmeme hem de sık sık onunla empati kurma neden oldu . Genel olarak bu üç karakter kitabın ana karakterleri yan karakterleri de var tabi Ali , Meliha Şayeste… Genel olarak kitabım bende bıraktığı etki hasta bir adama bunlar yapılmamalı ben çok etkilendim Toparlayacak olursam peyami safa’nın düşünce ve psikolojik yapısını merak ediyorsanız bunu en güzel yansıtan eserlerinden biri olduğunu düşünüyorum ben oldukça etkilendim ve kitabı beğendim okumayı düşünenlere şimdiden iyi okumlar diliyorum:)
ŞimşekPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20242,287 okunma
Puan vermedi·408 syf.·
2025 15. kitabı
Merhaba; kitabı yeni bitirdim kitabı bir arkadaşımın tavsiyesiyle okumaya başladım okuduktan sonra kitap hakkında biraz araştırmalar yaptım kitabı Çağla Şeker’in popüler yaptığına dair sosyal medyada çok fazla eleştiri gördüm tabi tavsiye edenler de vardı ama bunların daha çoğu eleştiri üzerineydi ben de kitap okuduktan sonra inceleme yapmak istedim. Kitap roman ve kişisel gelişim arasında kalmış bir eser öncelikle bu benim hiç hoşuma gitmedi roman olma özelliğini gerçekleştirememiş kişisel gelişim kitapları gibi temel mantığı da verememiş bir kitap yani Araf’ta kalmış bir kitap diyebilirim. Kitabın ana karakterlerinden bir tanesi Ma: Fazla idealize edilmiş, neredeyse tanrısal bir figür. Gerçek hayattaki hiçbir terapist bu kadar “mistik” davranmaz. Üslubu da bu yüzden sahici değil, daha çok bir “kişisel gelişim danışmanı repliği” gibi. Ma karakterini sevsem de bazı düşünceleri üslubu bana o kadar uzak o kadar yapaydı ki okurken sıkıldım:( Diğer karaktere gelecek olursak Mina ; Kurban psikolojisine sıkışmış bir kadın olarak tanıtılsa da dönüşümü gerçekçi değil. Değişimi Ma’nın etkisiyle değil, yazarın eliyle hızla şekilleniyor gibi. Bu durumda benim hoşuma gitmedi yani bir insanın bu kadar hızlı dönüşebilmesi değişebilmesi çok gerçekçi gelmedi bana yani kurguyu ayarlayamamış kişisel gelişimin de tam mantığını verememiş bir kitap bence popüler edildiği kadar değerli bir kitap olmadığını düşünüyorum . yazarın ilk eseri olmasına bağlı olarak üslup düşüklüğü olmuş olabilir ancak genel anlamıyla ortalama bir kitaptı okunması gereken kitaplar arasında değil bence , okumasanızda çok bir şey kaybetmezsiniz. Kitapta ana düşünce kendilik bilincin farkına varması diyebilirim. Seyir, hayatta kendini kaybetmiş, ne istediğini tam olarak bilemeyen ama içsel bir dönüşüm yaşamak
SeyirPiraye · Mona Yayıncılık · 202115,2bin okunma
Puan vermedi·90 syf.·
Beğendi
·
2025 11. kitabı
Dücane Cünduoğlu’nun felsefe / tasavvufi deneme türünde ele aldığı kitabı beğenerek ve bolca alıntı yaparak okudum (Bir arkadaşım tarafından bana hediye edilmişti kitap ) .Dili biraz ağır bazı bölümleri birkaç defa okumanız gerekebiliyor . Eleştirel ,sorgulayıcı ,düşünmeye davet eden bir deneme , Denemede ele aldığı konuyu genel anlamda ele aldığımızda Dücane Cündioğlu görme eylemini sadece fiziksel bir işlem olarak görmez. Ona göre bakmak ayrı, görmek ayrıdır. Göz ile görülen şey sadece nesne değil; insanın kendisidir, dünyasıdır, hatta Allah’ın ayetidir. “Göz izdir. Çünkü bakmak, temas etmektir.” Bu düşüncede “göz izi”, kişinin sadece karşıya değil, kendi içine de bakması demektir. Görmek, bir bilinç işidir. Bilinçli bakışın kendisi bir idrak biçimidir. Benim en sevdiğim bölümlerden biri oldu Göz İzi Modern çağın gelmesi ve modern toplumların oluşmasıyla bu bakış açısından uzaklaşmış bulunmaktayız artık görmek tek bir şey ifade eder hale geldi ,derinlikten eleştirel düşünceden uzaklaştık ne yazık ki :( Özellikle genç nesil olarak yüzeyselleştik ve yüzeyselleşmeye devam ediyoruz … Bu da derinlikli düşünmeyi ve anlamlandırmayı imkânsız kılıyor. Oysa geleneksel düşüncede bakış, bir mafiret idi. Kitap boyunca Mevlana, İbn Arabi gibi isimlere göndermeler yapılır. Özellikle İbn Arabi’nin “bir şeyi görmek, onu bilmekten önce gelir” anlayışı bu metne sinmiştir. Tasavvufta “bakış” bir kalp meselesidir. Cündioğlu da bu anlayışı merkeze alır: “Bazen göz, kalbin aynası olur. O aynaya yansıyan şey, hakikatin kendisidir.” Genel olarak kısa etkileyici bir deneme türü ben severek ve merakla okudum üzerine düşünülmesi gereken çok fazla nokta olduğunu düşünüyorum okumayı düşünenlere ertelemeden bir an önce başlamalarını tavsiye ederim şimdiden iyi okumalar diliyorum .
Göz İziDücane Cündioğlu · Kapı Yayınları · 20171,345 okunma