Laylatun

Laylatun
@Laylatun
Hümeyra
"Bir dilber-i sultan buldum, sevdasıyla kül oldum. Deryalara hükmettim, kapısında kul oldum. Durgun bir yaz gibiydim. Poyraz oldum, sel oldum. Canım sen cananım sen, tüm kainata el oldum." ... "İnsanlar aslında sadece bir yıl yaşıyorlar. İlkbahar, yaz, sonbahar, kış... Diğer bütün yıllar bunun tekrar." ... "Mutluluğu bulduğun anda sonuna kadar yaşamalısın! Çünkü çok nadir bulunan bir şey." ...
Alıntı
Reklam
Geceye...
Sana bir uygarlığı getirdim; anlamadın Yavuz kahramanları, şiirin burçlarını Ayak ucuna koydum gecenin saçlarını Urganmış boynumda taşıdığın gerdanlık Sana hükümdarlığı getirdim; anlamadın Sevda suya karışır, sızar kan dağlarına Köpüren yüreğimde zıpkınlanır umutlar Yüzün tunç gibi çöker ülkemin bağlarına Irmaklar bilmediğin kadar hülyalı akar Her vadi bir yanıyla senin yüzüne bakar Bir yanında münzevi hıçkıran Leyla kuşu Sen henüz tanımadın sevda denen yokuşu Sen henüz yorulmadın yokuşta devler gibi Yıkılmak üzre olan çaresiz evler gibi Sen henüz vurulmadın uçarken göklerinde Sen henüz bir oltaya takılmadan derinde Karalar bağlamadın; beni anlayamazsın O kalp sende oldukça gülüm, ağlayamazsın Seni bir yıldız gibi koyacağım göklere Her gece ışığını ruhumdan alacaksın Aldanma gururunu okşayan çiçeklere En güzel güllerini ruhumla alacaksın Kopacak sanıyorsun bu ip ince yerinden Bu ipin her çizgisi yaralı bir dev gibi İnecek sanıyorsun bu bayrak gönderinden Bu sevda tükenecek sönen bir alev gibi
Şiir
Unutmabeni çiçeği hikayesi
Rivayete göre bir şövalye ve sevgilisi Tuna Nehri kenarında romantik bir yürüyüş yaparken küçük mavi çiçekler görürler. Kadın bu güzel çiçekleri ister. Şövalye çiçeği toplamak için nehir kenarına eğilir ancak ağır zırhı nedeniyle nehre düşer, akıntıya kapılır. Elindeki çiçekleri sevgilisine atarken son sözünü söyler; Unutma beni!
Hümeyra
Naşide Gökbudak bana göre Anadolu'nun Kerime Nadir'i. Üniversite yıllarımda Feraye kitabını okumuştum ilk olarak. Hem kurgusal olarak hem dil olarak çok çekmişti beni. Ardından Şelale'nin Bez Bebeği ve Sıdıka Hanım romanlarını da okumuştum. Hümeyra kitabına ikinci el pazarında, yere dizilmiş başka kitapların yanında rastladım. 2007 baskılı, başka okurlardan iz taşımayan, belki kapağı hiç açılmamış bu kitabı hak ettiği saygıyı göstererek aldım yerden. Okuyacağım ve okurken kütüphanemdeki pek çoklarına yaptığım gibi kendimden izler, bırakacağım. Bir gün başkası okuyacak olursa o da ilk okurdan izler bulsun. Çünkü ben çiçeklerin iyi niyetle koparılmasına karşı olmadığım gibi okunan kitapların okuyanlardan izler, anılar taşımasına da karşı değilim. Kitaptan güzel izler biriktimek ve kitapta güzel izler bırakmak ümidiyle yeni maceramın adı Hümeyra. Bakalım nasıl bir yolculukta yoldaş olacağız birbirimize... youtu.be/Ded7lsejie0?si=...
Bugün pazar...
Yağmur var, çok sevdiğim rüzgar da Bugün pazar, daha uyanmadı komşular Damların üzerinde kuşlar daha rahatlar Radyolarda eski şarkılar çalıyorlar bu saatlerde Gönül penceresinden ansızın bakıp geçenlere doğru Yağmur da var, çok sevdiğim rüzgar da Daha uyanmadı komşular, bugün pazar Ve ben seni çok özledim Dışarı çıkmak istiyor canım Tek başına haytalık etmek Islanmak pazar sabahında yağmurda Boş caddelerde dolaşmak Vitrinlere bakmak, sinemaların afişlerine, Sokakların isimlerine, Telefon kulübelerinde uyuyan çocuklara Bir merhaba demek sessizce Sahilde martılara simit atmak Otobüslerin ilk seferlerine binmek Gitmek istiyor canım hayatın gittiği yere Islık çalıp şarkılar uydurmak kendi kendine Fırından taze ekmek alıp buğusunu çekmek içine Ve ben seni çok özledim Tam böyle bir şey çiçeğe su yürümesi Bebeğin ağlaması, toprağın uyanması Yağmurun yağması ateşin sıcağı Bu pazar sabahı tam böyle bir şey Bir sabahçı kahvesine uğramak Bir bardak çay, taze dem kokusu Yani hayatın atardamarlarında dolaşmak Bölmeden şehrin uykusunu
Şiir
Reklam