İsrafil sevinçten uçuyordu.Çünkü hayatında ilk kez,başka birinin yapamadığı,ama sadece kendisinin yapabildiği bir işi olmuştu.Artık saygıdeğer bir şahıs,adıyla sanıyla,Amat`ın borucusu Eşek İsrafil'di o! Artık halat roda etmek ve raspa taşı ile güverteyi ovmak gibi süfli işlerle kendini tüketmek yerine hayatını sanatına adayacaktı.Muhteşem pirinç borudan çıkan o harika ses bir kere ruhunu büyülemiş,onu meftun eylemişti.Heyhat ki boruyu ancak savaş zamanlarında çalabilecekti! Allah vere de tez zamanda bir Venedik kadırgasına yahut bir İspanyol kalyonuna rastlasalardı! İşte o zaman herkes, İsrafil'in borusunun nasıl öttüğünü anlayacaktı.