Halid Ziya Uşaklıgil, son derece ağdalı bir dil kullanarak yazdığı Mai ve Siyah adlı romanında ,romanın başkahramanı Ahmet Cemil'in büyük hayallerini,hayal kırıklıklarını zorluklarla başa çıkamamasını anlatmaktadır.Ahmet Cemil özel dersler vererek geçimini sağlamaya çalışır daha sonraları Fransızca polisiye romanlar çevirmeye başlar ancak bu işten çok para kazanamaz.Sevdiği kadın olan Lamia ile de evlenemez,aşk hayatında da başarısız olur.Ahmet Cemil'in yaşadığı tüm başarısızlıklar ,hayallerinin gerçekleşmemesi onu oldukça karamsar yapar.Sonunda kendisine acıdan başka hiçbir şey vermeyen bu şehirden (İstanbul) kaçmaya karar verir.Gecenin karanlığında son bir defa İstanbul'u seyreder.Artık masmavi hayalleri geride bırakmış simsiyah bir gecede karanlığa doğru yola çıkar.Mai hayallerinin ,siyah ise hayal kırıklıklarının simgesidir.Mai ve Siyah yazıldığı dönemdeki realizm akımı etkisinde yazılmıştır.Bu açıdan realist bir romandır.İlk olarak Servet-i Fünun dergisinde 1897 yılında basılan kitapta ,kitabın karakterlerinde batı etkisi görülür.Dil oldukça ağır ve ağdalı kullanılmıştır.Roman karakterleri dönemin baskıcı ve olumsuz ruh halini sonuna kadar yansıtır.Dilin ağdalı ve son derece sanatsal kullanımı sanatın sanat için yapıldığına önemli bir örnek teşkil eder.Bu anlamda ilk modern
roman olma özelliğini taşıyor.Yazar uzun uzun betimlemeler ve psikolojik tahlillere yer vermiştir.Hayallerin hayal kırıklıklarına ,mainin siyaha yerini bıraktığı bu romanı herkesin okumasını tavsiye ediyorum.