"Peki, sizin ayrıcalığınız ne?" diye soruyor.
"Çok basit" diyorum. "Okumak, sadece okumak. Okuyan insan, dünyanın aklına yaslar sırtını. O zenginlerin arkadaşları birkaç finansçı, üç beş holding yöneticisi. Üstelik içtenlikten her zaman şüphe duyulan ilişkiler içindeler. Oysa benim dostlarım dünyanın gelmiş geçmiş en akıllı ve en yaratıcı insanları: Aristoteles, Platon, İbn Rüşd, Faulkner, Homeros, Nietzsche, İbn Haldun... Bunları hangi maddiyatla bir tutabilirsin?"
Merdiven
Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,
Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak...
Sular sarardı... yüzün perde perde solmakta,
Kızıl havâları seyret ki akşam olmakta...
Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller;
Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller,
Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?
Bu bir lisân-ı hafîdir ki ruha dolmakta,
Kızıl havâları seyret ki akşam olmakta...
Ahmet HAŞİM
Fareler ve İnsanlar...
John Steinbeck ile tanıştığım olağanüstü kitap. Filmini de izledim fakat kitabın verdiği etkiyi filmden alamadım tabii ki.
Romanda işlenen konu çiftliklerde mevsimlik işçi olarak çalışan ve birbirlerinden zıt karakterde iki arkadaş olan iri cüsseli, kuvvetli fakat oldukça ince karakterli Lennie Small ve ona göre daha katı karakterli olan George Milton'ın asla gerçekleşmeyeceğini bildikleri hâlde yaşama tutunmalarını sağlayan küçük hayalleri. Kitabın verdiği bir mesaj da hayal kurmanın güzel olduğu, küçük de olsa yıldızlara bakarak kurabileceğiniz bir hayaliniz olmalı. Kitapta işçilerin yaşadığı zorluklara da yer verilmiş. Fakat beni kitabın başından sonuna kadar en çok etkileyen Lennie'nin yaşadıkları hayata rağmen dünyaya bakış açısı, saflığı, kabullenmişliği, büyük dünyadaki küçük mutlulukları... Verdikleri hayat mücadelesi ve kurmaya çalıştıkları düzen Lennie'nin elinde olmayan sebeplerden dolayı sekteye uğrasa da George sürekli onu idare etmeye çalışıyor. Kitabı okurken hep yüreğim ağzımdaydı. Çünkü her sayfasında Geoge'un Lennie'ye zarar vermesinden korkarak okumuştum ki öyle de oldu. Lennie, George'un ateşlediği bir silahla can verdi. Son sözünde dâhi hayallerindeki çiftliğe kavuşma arzusu vardı Lennie'nin. Kitabın sonu farklı yorumlamalara açık tabii ki. George, Lennie'yi öldürmeseydi onu yakalayıp daha büyük işkenceler yapacaklardı zavallı Lennie'ye. Fakat ben kitabın kapağını kapatmadan önce şunu düşünmüştüm:
"Hangi işkence bir dostun kurşunundan daha fazla can yakabilirdi ki?"
İyi okumalar...