‘’Kıyıya vuran her dalga ardındaki dalgaya onun son olmadığını söyler,
Ve her kumarbaz bilir, kaybetmektir orada olmalarının asıl sebebi.’’ — U2 - Every Breaking Wave
Kemerlerinizi bağlayın, istikamet Roulettenbourg!
Bu kitap hakkında söylenecek o kadar çok şey var ki… Ezel dizisine bile konuk olmuş bir kitap #k:126. (youtu.be/d2HgfjLIMjE?t=156). Fyodor Dostoyevski külliyatının 12. kitabı, evet, tam tamına 25 günde yazılmış kısa bir roman. Bunu herkes biliyor zaten, bilmeyen de şu an öğrenmiş oldu. Peki, ama neden bu kadar kısa sürede? Bu durumun biraz irdelenmesi bana kalırsa Dostoyevski’nin hayatını, eserlerini ve düşünce biçimini anlamak adına güzel bir hamle olacaktır. Bu yüzden kitabın var olma sürecine göz atmakta fayda var:
Zaten sürgün cezasından sonra psikolojisi iyice infilak eden Dostoyevski, artık eserlerinde daha fazla kendi hayatından izler bırakmaya başlıyor. Yeraltından Notlar (1864) kitabından sonra Suç ve Ceza (1866) ile geniş bir okur kitlesine erişmesine rağmen, maalesef finansal sıkıntılar çekmeye devam ediyor (her zaman olduğu gibi.) Bu nedenle zamanının kan emici yayımcılarından Stellovski ile hibe karşılığında bir anlaşmaya imza atıyor. Anlaşmanın şartı ise Dostoyevski’nin 1 Kasım 1866’ya kadar bir roman yazması, bu şart yerine getirilmediği takdirde, Stellovski 9 yıl boyunca Dostoyevski’nin yazacağı kitaplarının telif haklarını elinden alacaktı. Böylesine büyük bir ''kumarı'' neden oynadı Fyodor? Bu anlaşmayı kabul eden biçare Dostoyevski’nin şu satırları bize doyurucu bir cevap niteliğinde:
‘’Bazen en çılgın, en imkânsız görünen fikir kafanızda öyle kuvvetli bir yer edinir ki, öyle veya böyle gerçekleşeceğini zannedersiniz… Dahası bu düşünce şiddetli, güçlü bir arzuya eşlik ediyorsa, bazen onu kaçınılmaz, önceden belirlenmiş, kadere yazılmış, gerçekleşmemesi