Çok keyifli bir öykü kitabı olmuş. Büfe ortak paydasından hareketle, anlatımı duru, karakter tahlili yerinde keyifli öyküler okudum. Yazarın kalemine, yüreğine sağlık.
Son öyküyü bu yorumlarımın dışında tutmalıyım. Nacizane yersiz ve keyifsizdi.
Yazarın ikinci kitabı olan ‘Guguk’u okurken, etraftakiler; ‘kendi kendine gülüyor. Deli mi ne?’ diyebilirler :)
Bu ilk kitabını okurken ise; ‘yazıık... Ağlıyor mu ne?’ filan diyebilirler. Tabii ruh halinize göre.
Çünkü; özünde iyi bir insan olan Eczacı Bilge’nin, zaaflarını aşamayıp kendini nasıl yok ettiğini okuyacaksınız.
Çünkü; eğer hassas bir insan iseniz; Bilge’nin yaşadığı travmaları, yalnızlığı, sırf yeni bir ceket verdiği için öldürülen dilenci için tuttuğu yası, ona hak vererek anlayacak ve vicdanen yakın bulacaksınız.
Ve birinci ağızdan anlatılan hikayenin finalini tahmin etsenizde gayet sürükleyici bence.
Takıldığım tarafı ise, yer yer gereksiz betimlemelerin oluşu. Yani; karakterin girdiği asansörden, bindiği minibüsten, gittiği lavabolardan vs. fazla detaylıca bahsettiği bölümleri atlayarak okuyup, ‘herhalde ilk kitap heyecanındandır’ diye düşündüm. Çünkü GUGUK betimlemeleriyle bile daha dozunda ve keyifliydi.
Yine de; Doruk Kirezci yeni yazarlar arasında aklımda iyi bir yer edindi ve ‘bundan sonra ne yazsa okurum’ diyebilirim. . Keyifli okumalar dilerim
Selamlar,sevgiler dileyerek mutlu bir akşama doğru ilerlerken saatler;geride kalan Mart ayı biten üç kitap ile: Stefan Zweig/Geçmişe YolculukHeather Burch/Ağlayan SöğütDoruk Kirezci/Guguk Kuşu
Nisan ayına güzel umutlarla merhaba diyorumOkuduğum kitapların üç'ü de birbirinden farklı kimyası,kurgusu,öğrettikleri ve yaşattığı duygular ile çok keyifli bir ay yaşamama sebep oldu.Ben bu akşam biten işler sonrası #gugukkuşu yorumu ile geldim sizlere
Konusu itibari ile oldukça tanıdık bir temadan ilerliyor kitap.Bir döneme damga vuran,her kanalda birbirinin aynısı evlilik programlarının arka planında ki oyun ve kurgularını kendine has bir dille buluşturuyor yazar.Oldukça samimi bir anlatıma da sahip olduğu için hiç mi hiç sıkılmıyor,sonra ki sayfada ne olacak merakı ile okumaya devam ediyorsunuz
Cengiz, nam-ı diğer 'Cengo' ana karakterimiz.Su ürünleri mühendislik bölümünden mezun olan Cengiz'in yegâne hayali Kardelen Ton isimli şirkette çalışmak lakin öyle aksilikler,trajikomik biçimde ilerleyen talihsizlikler yaşıyor ki karakterimiz hem gülümsüyor hemde evlilik programlarına ücreti karşılığı yorumcu,izleyici olarak uzanan hikâyesine kapılıp gidiyorsunuz.Peki ya adaylar arasında kimi görseniz deliye dönerdiniz
🤏şu kadar bir spoi bile veremeyecek oluşum,kitabın olay kurgusuna olan bağlılığımdan canlarım yoksa kendimi zor tutuyorum şu oldu,sonra bu yaşandı aaa yetmedi böyle oldu! Dememek için
Yazarla ilk tanışma kitabımdı guguk kuşu ve diyebilirim ki; hızlı okunsun,beni sıkmasın,gülümsetsin hepsi bir arada olsun o zaman okuyacak olanlara hayırlı olsun diyerek veda ediyorum kitap dostlarım.
Sıra da #debbiemacomber #bahçemdeyeşerenumutlar kitabı var.Nisan ayının ilk kitabı
Yeniden görüşene değin kendinize çok iyi bakın,evde kalın,sağlıkla ve kitapla kalın
Şekerim bir edebiyatı trollemediğiniz kalmıştı onu da başarmışsınız ayol... Yazarın bir tanıdığının büyük ısrarları üzerine okudum bu kitabımsı şeyi... Öncelikle kitap Kitapyurdu tarafından basılmış. İşin bu kısmı gerçekten ilginç. Kitapyurdu "sırf yazarın çevresi alsa 300 - 400 tane satarız" kafasıyla yayıncı olmaya karar vermiş sanırım. Ama bari biraz nitelikli insanlara yer verselermiş. Kitapyurdu'nda bu kitap için yapılan yorumlara zahmet edip baktım neyin kafasını yaşıyorlar diye. Aynı gün içerisinde peşpeşe şişirme yorumlar gelmiş ve yorumların büyük çoğunluğu saçma sapan cümleler. Misal:
"Türkiye'nin ilk bilim kurgu kitabı. Ne bilimi eksik ne kurgusu... Cem Yarmuş bilimkurgunun yeni kraliçesi"
Yani insanlara zorla mı ricayla mı yazdırmışlar bu yorumları bilmiyorum ama ayıp ayol. Çok anlaşılıyor şişirme olduğu. Kitabı bana veren eleman sanırım benzer yorumlardan benim de yapmamı bekledi ama galiba ben kendimi 1000kitap'ta çok iyi ifade edemedim. Bir kitap kötüyse öz kardeşimin bile elinden çıkmış olsa gömerim çünkü kitaplar ağaç kesilerek yapılıyor arkadaşlar. Sizin bu saçma sapan abuk sabuk cümle ishalleriniz için kesilen ağaçları düşünüp sinirleniyorum.
Kitapyurdu'na gelince genç yazarların önünü açacağım derken böyle şarlatanlara prim yaptırmayın.
Kitap kötü almayın okumayın. Söyleyeceklerim bu kadar şekerim.