İnkılap, memleket idaresinin çok bozulmuş bir zamanında, İttihat ve terakkinin hazırlığının her safhada son derece az ve kifayetsiz olduğu bir devrede olmuştur. Esef etmek gerekir ki, inkılabı yaratanlar, yani bizler, ne kadar kifayetsiz olduğumuzun da kâfi derecede farkında değildik. Müslüman olan veya olmayan milletlerin türlü emellerini ve dışardan yapılan tahripkâr tesirleri de bilmiyorduk. İhtilal olduğu zaman her şeyin kolayca düzeleceğine o kadar inanıyorduk ki, idareye doğrudan doğruya el koymayı düşünemedik.