1) 7/5/335 tarih ve 7 numaralı tezkire-i acizanemle müfettişlik karargah mensubinin üç aylık muhassasat-ı adliyelerinin şimdiden ve buradan itası lüzumunu istirham etmiştim. Henüz devair-i müteallikası neticelendirilmemiştir.
3) Ekalli iki binek otomobili lazımdır. Bu da henüz temin edilememiştir.
“Sen….” Dedi kekeleyerek, “sen… deli misin ?”
Süreyya buruk bir şekilde gülümsemiş, birden gamzeleri ortaya çıkıvermişti.
“Değilim,” dedi düşünceli bir sesle, “inan bana deli değilim ! Ama şükürler olsun ki sana âşığım. İçimde fokurdayıp duran bir sen varsın. Sadece içimdeki senin bu telaşına engel olamıyorum.
Karşında durmuş böyle saçmalıyorum.”
Güzide kalakalmıştı. İlk defa hazırcevaplığı bir işe yaramıyordu. Titrek bir sesle, “Bu yaptığın,” dedi, “iş mi senin? Böyle bir zamanda birine âşık mı olunur?”
Süreyya bu sefer tatlı tatlı gülümsedi.
“Ne yapayım? Savaş çıktı diye hikayem yarım mı kalsın ?”
Güzide birden öyle savruldu ki… O savrulmanın etkisiyle arkasını dönüp ordan hızla uzaklaşırken, “ Nereden biliyorsun?” Diye söylendi. “Belki de yarım kalan hikâyeler güzeldir…”
Hayal gücü, sözden daha zengin olduğu için özüyle övünür, sözüyle değil.
Dilencilerdir servetini hesap edenler.
Ama benim gerçek sevgim ölçüler dışında büyür, yücelir.
Bu yüzden servetimin yarısını bile hesaplayamam.