Aysel

...tıpkı bir zamanlar bir Romalı cimrinin dediği gibi: "Halk beni istediği kadar ıslıklasın, vız gelir bana! Ben evimdeki çekmecemde bulunan değerli şeyleri seyrederek kendimi alkışıyorum."
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Herkes hayaller kurar, diye düşündü Rizzoli ve bazen bu hayaller bizi hiç tahmin edemeyeceğimiz yerlere götürür. Havası kan kokan bir çiftlik evi bodrumuna. Ya da mavi gökyüzünde, yerçekiminin dayanılmaz gücüyle serbest bir düşüş. Ama bunlar bizim hayallerimiz ve onlar bizi nereye götürüyorsa oraya gidiyoruz işte.
İnsan her hatırasını elinde tutamaz ya da tek bir dokunuşla canlandıramaz. Bazı anılarımızı beynimizin derinliklerine, hepimizin kaynağı olan o sürüngen çekirdeğe saklarız. İçimizde olup, aramızda çoğunun reddedeceği o çekirdeğe. Ben hiç reddetmedim. Temel tabiatımı kabul ediyor, benimsiyorum. Tanrı'nın yarattığı gibiyim, Tanrı'nın hepimizi yarattığı gibi. Kuzu nasıl kutsanmışsa, aslan da öyle kutsandı. Avcı da.
Kötülük ölmüyor. Asla ölmüyor. Sadece yeni bir yüze, yeni bir isme bürünüyor. Bize sadece bir kez dokunması, bir daha çarpılmaya karşı bağışıklığımız olduğu anlamına gelmiyor. Yıldırım da. aynı yere iki kere düşebilir.
"Ormanlarda, çöp sahalarında kaç iskelet gömülüdür kim bilir. Bu ülkede milyonlarca kayıp insan var. Onca kemik. Günün birinde öleceğimi kabullenebilirim, ama güzel bir mezar taşım olsun da, millet orada gömülü olduğumu bilsin bari. Ama asla bulunmamak? Çalıların altına gömülmek? Sanki hiç var olmamışsın gibi."