⎯ Letavitsa.

⎯ Letavitsa.
@Letavittsa
Benim ruhumu canlı tutan Tanrıyı; En yüce şekilde yarattım ruhumda, Benim evrenimde, Yalan ve nefret yerine sevgi ve hüzün vardı. Susmayan zihnimin içinde yalnızca sen vardın.
Gözlemci, kurt.
Güvenli kişi sahnede olmak adına kendinden ödün vermez, Fakat kenardan köşeden izler; Tanrı gibi. Sonra perde kapanır, herkes unutulur.. Gelir sıra hakikate. Şimdi kendini yetiştirmişlerin sırası, Bağımsız olmak Tanrı inancının en sertidir. Ve bunu sadece iradesi olanlar bilir. İnsan, kendisiyle tamamlanmalı, İnsan kendisiyle tamamlanmadığında, yetemediğinde kendine, evren tarafından azaplı şekilde cezalandırılır, Bazen sevgi çıkar karşısında, sonra uzaklaşır, bir etten figürdür sevgili sandığın, o ruh en büyük sınavındır. Ve öğrenmediğinde kendini, sürekli tekerrür eder. Herhangi bir şey karşısında yeterli görmediğinde kendini, başkalarını görür kişi, başkalarıdır onun hayatı. Oysa, yalnız kurt gibiyiz. Başkaları yok ve tamamen bir aracı, her insan kendi dünyasını kurar alışkanlıklarıyla. Tek ben varım ve ulaşılmaz bir dünya gibi güçlü gözüküyorum. Seviyorlar, bazen kaçıyorlar, Ama kendilerinde eksik olanı buluyorlar. Sorgunun önemi budur; yargıyı koymak.
Felsefe
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Stoa ve benlik üzerine.
“İnsanın iltifatta romantizmde iyi olma sebebi kendine karşı duyduğu gurur, sevgi ve barıştır. Kendisi olmayı seven, hayatın acımasızlığına karşı savaşını vermiş kişi özgürdür artık, Ve herkesin özgürlüğü adına güç verir. Kendi içinde her şeyi halletmiş, huzurlu, mutsuzlukta dahi kendi benliğinin özgünlüğünü ve gücünü bulan kişiyi hiçbir etken üzemez.” - …
Felsefe
Aşk mısrası; ölüm gibidir rüyada.
Uykuya daldığımda ruhum durmaksızın sana koşuyor. Ne denli güzel olursam olayım, “Bırak şu bedeni, özgürlüğüme uçayım.” Fısıltılarıyla şiir yazdırıyor insana. Sonra uyuyorum, Uyuyorum ve her kayboluşumda, Sende bulunmak istiyorum. Dudaklarının, aşkın merkezinde. Ruhuna en yakın bölgede. N’için varolayım sensiz? Sen gitsen bile Tanrı ayırmayacak, Ayrılacak yollarımız, rüyanda seni öptüğüm yerde buluşacağız. Arkana dönmeden sev, izine bakma Zira seni takip ediyor olacağım Demirliklerin, ruhumdaki zincirlerin arasında Cevapsız, soğuk benzimin yanında Şiir söylüyor olacağım - galiba,, sevdiğin.
Edebiyat
İsan sevgisinde Nietzsche gibiyim; İnsan acizdir, tamamlanmamıştır, tutsaktır, korkaktır, sevgiden uzaktır, koşulu çokluktan, sadakati hiçlikten sayar. Ben yalnızca Tanrı’yı ve kendimi sevebilecek biriyim.. Ve bu beni hiç korkutmuyor, Aksine huzur doğuruyor. “Kendisiyle mutlu olan birinin hayatına girmek kolay değildir.” Andrey Tarkovsky 🪽
Felsefe-Düşünce
Senaryolarım; rüya, şiir ve gerçek acı.
Dün geceki rüyan, seneler önceki çocukluk hatıran gibi; hayal meyal, fakat gerçek. Bir psikolog bilime inanır, Freud’un rüya yorumuna değerdir fikirleri, Ama asıl gerçek insanın ruhunda saklıdır, Şimdi bilim insanları; rüyanın başka bir hayatta yaşanan gerçeklik olduğunu öne sürüyor. Çocukken dediğim gibi, hayal gerçeğin örtüsüdür, Rüya özlemin dürtüsü. Rüya tek gerçekliktir, zihin sahne kurar; ve oynar, Tıpkı Tanrı’nın kurduğu sanatta tiyatro yapan sanatçılar gibi, zihinde varlığını sürdüren her şey gerçektir, belki hayalde, belki başka bir evrende, Belki de yıllar sonra, var olur.. Bundan “hayallerim gerçek oldu, bunu daha önce rüyamda görmüştüm.” Deriz, yaşam koca bir senaryo, melankoli ise sanatı. Aslında gerçek olan kader değil, düşüncelerdir, Sen düşündükten sonra seni ortaya koyan hücrelerin gibi büyük bir savaşla kendilerini gerçekleştirirler, Zaman her şeyi gerçekleştirmiş olur, Çünkü evreni başlatan şey zamandı, Zaman olmadığında, hiçbir şey dönüşüme uğramaz. Hangisi gerçek? Kim kimi yarattı?
Felsefe