⎯ Letavitsa.

⎯ Letavitsa.
@Letavittsa
Benim ruhumu canlı tutan Tanrıyı; En yüce şekilde yarattım ruhumda, Benim evrenimde, Yalan ve nefret yerine sevgi ve hüzün vardı. Susmayan zihnimin içinde yalnızca sen vardın.
(Zeki bir kadının sevgisi. (Zekâ oldukça nadirdir.)”
Bayan Costello aşkta bağımsız, sadık, gizemli ve zeki bir adam diler, Onun maddi dünyaya yakışır istekleri yoktur; Yalnız ruhu vardır yaşatacak, Ve hiç boyun eğmeyecek. Tanrı gibi; hem bağımsız, hem şefkatli, Bundan aşık oldum sana, Yaratır ve sever; özgürce dünyaya bırakır Karşılıklıysa uzaklığa rağmen düşünürüm o’nu sonsuza dek, Ve uğruna diz çöker ağlarım. Gerçek aşktır bu; İnsan aşkı Tanrı’dan öğrenir, en sonunda uçar o’na doğru. Arkasından ağlar insanlar. Oysa ne güzeldir doğumdan öncesine götüren dönüşüm, seni kimsenin hatırlamadığı; duymadığı, incitmediği yer, Tanrı’nın özü, şefkati ve sevgisi. Henüz insani bilincin yok, ete kemiğe, belirli bir güzelliğe bürünmemişsin, hayatta hiçbir yerin yok.. İşte bu, saf ve öz hâlini seviyorum senin. Benim aşkım dünyada değil; çok çok Tanrı’nın yanında. — “ve tüm çıplaklığınla, Tanrı’nın karşısında öpeceğim seni.” Ve sonsuzca Şarkılar söylüyorum, şiirler yazıyorum, boyuyorum tuvali, Ağlatsa, acıtsa da sevdiriyor tıpkı hayat gibi, “Ne sevesin, ne gidesin gelir.” Diyor hayat için şairin biri. — bir bağımsız, yokluğunda da sever seni Sevgi maddeye bağlı değildir, maddenin ötesidir Tamamen bilime inanmıyorum dediğimde garip olduğumu düşündün,
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Tanrı gibi hissetmek Tanrı’ya yakın olmanın bir fısıltısı mı? Ve eğer, zamanın başlangıcı yoksa Doğumumuzdan önceki uzun zamanda ruhumuz dönüşümü nerede var ediyordu, nereye koşuyorduk, nerede sevişiyorduk her şeyden habersiz? Çıplaklığından utanmıyorum, Belki de ellerin yüreğime karşı deniz gibi saydamdır Ve gözyaşlarım varoluşun en ince adımıdır Çünkü Tanrı sanatını şefkatlice, çırılçıplak yarattı İnsan dünyaya indiğinde kirli hissettiğinden mi örtündü, Tanrı çıplaklığa sanatla bakacağımızı düşünürdü oysa, insanlar sakladı, gizledi tüm uzuvlarını, çünkü gururlarından kaybedecek çok şeyleri vardı. Benim yonttuğum heykeller dünyaya düşen insandan çok daha şehvetli, sıcak, şiirsel; Çünkü ben sadık kalıyorum Tanrı’ya Özümü kaybetmiyorum, hiçbir şeyi değiştirmiyorum Şiir yazıyorum tüm çıplaklığımla Zamanın başlangıcı yoksa, neden yaşlanıyoruz hâlâ? Tanrı gibi; “Ben de her zaman vardım” diyeyim gökyüzüne! Ama devrimiz geçecek, öleceğiz ve kaybolacağız muhteşem deniz kıyısındaki altın kumlar gibi Benim tek gayem okyanus gibi kudretli olmaktı, Tanrı’ya yaklaşmak Bu bir başkaldırı değil, ego değil, okşamıyorum namussuzca benliğimi Sadece o’na yaklaşmak istiyorum, içimdeki varlığını yüceltmek istiyorum, kendi Tanrım olmak istiyorum ruhumun sonsuzluğuyla Sana hiç söylememiştim; “sen ve ben, tek kişiyiz.” Bilim için zor, bilimden ötesi için tek kural. İnsan Tanrı’yı kendisi yaratır, zira bu denli bir başlatıcı, bağışlayıcıyı yok sayan bir felsefe olmamalıdır
Edebiyat
“Envolons vers le temple pour notre amour et notre danse.”
Stoastoastoa
Sen kendinden nefret ediyorsun, Ben önceki hayatıma minnet duyuyorum şimdiki zamanda sahip olduğum ruha karşı. Duygu sınıfsaldır. İnsan kim olursa, ne olursa olsun değerini kendi belirler. Yaptığıyla, söylediğiyle, hissettiğiyle, hissettirdiğiyle. Ve başkasını incitmek adına söylediğin tek kötü söz adın olarak devam eder, kaburgalarında saplı bir hançerdir, kanarsın köpekbalıklarının karşısında. Bir de o kişi iltifatı ve eleştiriyi yalnızca kendinden kabul ediyorsa.. İltifata ve hakarete duygu beslemiyorum; Üzülmüyorum, sevinmiyorum, hiçbir şeyin kölesi değilim. İnsan ruhsal ve fiziksel her adımında kendini yıkar farkında olmadan.
Felsefe
“Onun ışığını söndürdüğünde sen parlamayacaksın, Sonsuza dek kendini yakıp duracaksın küçük bir ateşle, ne kül olacaksın; ne de tekrar doğacaksın… kıskançlığın özünde, kemerinde vardır bu, asla ruhun kalıbını tutmaz.. Sen, sen ol; kimsenin hayatını kıskanma Mariana. Kendi yaşamını kur, sıfırdan.. En çirkinken en güzel ol, Ama asla bir başkası olma.. Bir başkası özgün ruhun cehennemidir, Takdire ve saygıya asla layık değildir. Bir görünür, bir kaybolur; tıpkı göz önünde, Ruha bir şeyler katmayan insan gibi. Gerçek ışık iz bırakır ve kimsenin parlamasından rahatsız olmaz, çünkü parlatandır o, karanlığın içindeki ışığın asıl sebebidir; aydınlıktır ay’ı da, güneşi ve öfkesi gibi. En son balık burcu bir kadın için hissettim bunu, İlk ve sondu.. Şimdi o olmadan nereye gideceğimi bilmiyorum.” -Letavitsa’dan,, alıntı.
Edebiyat