Geceleri, ağlayıp duruyorsun;
Çok güzel bir yüz, çok güzel bir ruh, çok güzel bir bedenle…
“Bayım, ben yalnızca ağlamıyorum
Şiir yazıyorum,
Tanrı güzelliğinden öyle bir miktar verdi ki
Kimseyle paylaşamıyorum kendimi, hatta kendime doyamıyorum.
Bir başkası narsisizm der buna,
ben sadakat diyorum”
Baksana, Shakespeare ne diyor sayfalarında:
“Gözyaşıyla yıkanmış bir yüzden daha temiz bir yüz olamaz…”
İnsan böyle güzel olur da, yaşlanmak
Ölmek ister mi? Yıllarca yaşamış,
görmüş adamlar gördüğünde beni:
“Ah kadın, sana baktıkça Tanrı’yı hatırlıyorum, ona daha çok inanıyorum” diyor,
Bence güzel kadınlar hep yaşamalı.
Bundan Marilyn Monroe’yu çok seviyorum
İnsanın gençlikle, güzellikle, hüzünle ve telaşla ölmesi toplumu üzer..
Üzer ve daha çok seversin onu.
Ve hiç diğerleri gibi hatırlamazsın,
gözleri elmas gibi, dudakları hâlâ kırmızıdır,
Çağırır genç bedeni sağlıkla cayırlarca
Günlerce, gecelerce hayalini kurarsın
Gülleri de solmaz, yanar tutuşur yıllarca