Matbaa devriminin ilk neticeleri arasında bilimsel keşiflerle birlikte cadı avları ve din savaşları da vardı;gazete ve radyo, demokrasiler kadar totaliter rejimler tarafından da istismar edilmişti.Sanayi Devrimi'ne gelince,ona uyum sağlamak emperyalizm ve Nazizm gibi korkunç sonuçlar doğurdu.Yapay zekâ devrimi bizi benzer deneyimlere sürüklediğinde, doğru yolu seçeceğimizden emin miyiz?
Bilgi ağımızın her geçen gün daha da akıl sır ermez hale gelmesi, popülist partilerin ve karizmatik liderlerin son dönemdeki yükselişinin de sebeplerindendir.İnsanlar dünyayı anlamlandıramadıklarında ve sindiremedikleri muazzam miktarda bilginin altında ezildiklerinde, komplo teorileri için kolay lokma olurlar ve bu durumdan kurtulabilmek için daha kolay anladıkları bir şeyden,bir insandan medet umarlar.
Irkçılık temel olay örgüsünü evrimden ödünç alsa da,somut detaylar tamamen mitolojiden ibarettir.İnsanlığı farklı ırklara ayırmanın hiçbir biyolojik temeli yoktur ve bir ırkın "saf", diğerinin "saf olmadığına"inanmak için kesinlikle hiçbir biyolojik sebebimiz yoktur.
İnsanlığın buhar gücünü ve telgrafı kullanması bu kadar korkunç sonuçlar doğurduysa, biyomühendislik ve yapay zekâ teknolojilerini kullanmamızın ne gibi bedelleri olacak? Bunları nasıl toplumların faydasına kullanacağımızı keşfetmek için yeni küresel imparatorluklar, totaliter rejimler ve dünya savaşları döngüsünden mi geçmemiz gerekiyor?21.yuzyilin teknolojileri 20. yüzyılınkilerden çok daha güçlü ve çok daha yıkıcı; dolayısıyla hatalarımızın sonuçları çok daha vahim olabilir.