Serdar Karahasanoğlu

Serdar Karahasanoğlu
@Letranger____
İnsanlar neden çocuk sahibi olur?Mutlu olacaklarını sandıkları için mi? Çocuk sahibi olmak mutluluktur öyle mi? Hayır!Çocuksuz mutlu olmayan kişi, çocukla da mutlu olamaz.Bir başka insanın sırtından mutluluk talep etmeye hakkımız yok.Mutluluk her yerdedir.Ancak her yerde mutluluğu bulan kişi bir çocukla da mutlu olabilir.
Reklam
Ömür boyu belirli türde bir faaliyette bulunabiliriz tabii.Ama bunu sabit bir hedef olarak seçmemeliyiz.Ne yaşamda,ne sevgide belirli amaçlar ya da sabit hedefler vardır.Amaçlar birer sözleşme değildir.Giriştiğimiz faaliyetler hayata açılan yollardır sadece; hayatın güzelliği ve gizemiyle ilgili deneylerdir.
Yirmi birinci yüzyılın sözde enformasyon toplumu,belki de önceki yüzyılların tüm toplumlarından daha zayıf bir belleğe ve tarih bilgisine sahip.Sansür yada bilgi manipülasyonu yüzünden değil, işittiklerimizi, gördüklerimizi ve okuduklarımızı seçmemize izin vermeyen bir haber bombardımanıyla karşı karşıya kaldığımız için.O kadar çok haber var ki günlük yaşamımızda,adeta arka planda bir gürültü halini alıyor haberler.Tıpkı hızlı besin, hızlı seks, hızlı kültür gibi, hızlı haber de totaliter nitelikte.Çünkü insanları artık ayrım yapamayan duyarsız bir toplum olmaya yöneltiyor.
Çağrıları ne olursa olsun, kahramanlar kaçınılmaz olarak ve ister istemez totalitarizmin güçlerine hizmet ederler.Baskı güçlerine karşı çıkan bir kahraman,kahraman hüviyetinden ötürü bizatihi bir baskı aracıdır.Böyle bir kahramana örnek olarak Spartacus'u gösterebiliriz.Başkalarını ancak ölüme götürmüştür.Spartacus'un idamıyla Romalı güçler asi güçleri yok edebilmişlerdir.Spartacus gibi,Che gibi kahramanlar kurulu düzenin gereksinimlerini karşılarlar.Kışkırtıcıdırlar.Renkli kişilikleri, uzlaşmacı olmayan tutumlarıyla sömürülenlere çekici görünürler.Sömürülenlerden birkaçı kahramanın ardına takılır.Sonunda hepsi birden yok edilir.Muhalefet yatıştırılmış, daha kötüsü, halkın direnci kırılmıştır.
Öylesine özgür değiliz ki, özgürlüğümüzde bile başkaları tarafından dogrulanmak isteriz.Milyonlarca kişi aynı bayrağı dalgalandırarak ne denli özgür olduğunu ilan eder.Seçme özgürlüğümüzün yapısı bile öyle bir alan yaratır ki, burada ne yardan geçeriz ne serden.Bu yapı içinde özgürlük belirli seçimler halinde standartlaştırılmış, sonunda taraflar ortaya çıkmıştır.Özgürlükle standartlaştırmanın birbirine taban tabana zıt olduğu açıktır, tıpkı özgürlük ve güvence kavramları arasındaki tezat gibi.Güvence totaliter toplumun bir özelliğidir;onun içinde, devletin kudreti ve anaerkil gözetimi sayesinde kendimizi güven içinde hissederiz.Oysa özgürlük belirsizlik demektir.Özgür yaşamak bilinmeyene yolculuk yapmak demektir.
Reklam