Serdar Karahasanoğlu

Puan vermedi·544 syf.·
31 günde okudu
·
2026 5. kitabı
Sertaç Mehmet Temizel
8.9/10 · 17 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Yüksek kâinat mekanizmasına bağlı vazifeli varlıklar, varlıkların beden hayatlarındaki vazifelerinde başarı kazanmalarını temin edecek cehit ve gayretleri göstermelerine zemin hazırlamak için-tekamül materyalleri olarak-ağırlaştırıcı, güçleştirici ve bazen de imkansızlaştırıcı bir sürü hadiseyi onların önlerine sürerler.Bu materyaller varlıkların gittikçe liyakatlerini arttırmaları, kuvvetlenmeleri ve daha üst durumlara kayarak yükselebilmeleri için ilahi nizamın kanunlarına göre tertip ve tanzim edilmişlerdir.Fakat insanlar,bilgisizlikleri yüzünden bunları daima başlarına gelmiş birer felaket olarak tanırlar.
Dünya;nebatları hayvan ve hayvanları insan safhasına çeşitli otomatizmalarla hazırladığı gibi, insanları da vazife bilgisi ve organizasyon sistemleri sezgisine hazırlayıcı çok zengin varyetelerle doludur.İmtihanlar,eprövler,müşahedeler, tecrübeler,acı veya tatlı bütün his mudileleri, dinlerin vazetmiş oldukları cennet, cehennem,ahret müeyyidelerinin çeşitli görünüşleri...Bütün bunlar, kâinatta yapmakla mükellef oldukları büyük ve alemşümul işlerin,vazifelerin idrak ve şuuruna insanları hazırlamak gayesine matuftur.İnsanların; dünya olaylarının illiyet prensibi muvacehesindeki hakiki kıymetleriyle,o kıymetler karşısında kendi durum ve davranışlarını öğrenmelerini,kendilerini ona göre ayarlamalarını ve böylece vazife bilgisine ve organizasyon disiplinine kendilerini hazırlayabilmelerini sağlamak dünya hayatının esas fonksiyonlarından biridir.Ancak bu fonksiyonun neticelendirdiği hedefe ulaşmış, kâinatta yapacağı işlerin mükellefiyetini benimsemiş olanlardır ki dünya ile alakalarını kesebilirler.
Puan vermedi·256 syf.·
10 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 23:07
·
2026 4. kitabı
Barış Uygur
6.4/10 · 40 okunma
Eski isimlerin geçerliliğini yitirmesini anlayabiliyorum.Tamam,bir zamanlar İncirli'de incir ağaçları,Bağlarbaşı'nda bağlar varmış ama yeni isimleri anlamak hepten imkânsız.Allah aşkına,Fikirtepe'den ne gibi bir fikir çıkmıştır ya da Güngören'de kim gün yüzü görmüştür? Tıpkı Sefaköy'dekilerin sefadan çok cefa,Ferahevler'in ferahlıktan çok sıkıntı çekiyor olması gibi.