Okur

Okur
@Levotiroksin
“Hayır evladım," dedi,"ben senden yanayım. Ama sen bunu anlayamazsın, çünkü yüreğin her şeye kapalı. Senin için dua edeceğim."O zaman, bilmiyorum niçin, içimde bir şeyler deşiliverdi. Avazım çıktığı kadar bağırmaya başladım, hakaret ettim,duasını istemediğimi, yok olmaktansa yanmanın daha iyi olduğunu söyledim. Cüppesinin yakasına yapışmıştım, içimin, sevinç ve öfkeyle karışık bütün taşkınlıklarını üzerine boşaltıyordum. Ne kadar da dediklerinden güvenli görünüyordu değil mi? Oysa onun güvendiği şeylerden hiçbiri bir kadın saçının bir tek teline bile değmezdi. Yaşadığından bile emin değildi, bir ölü gibi yaşıyordu çünkü. Bense ellerim bomboş bir adam olarak görünüyordum, ama kendimden emindim, her şeyden emindim, hem ondan çok daha emindim. Yaşadığımdan emindim ve gelmekte olan ölümden emindim. Evet, bundan başka bir şeyim yoktu benim. Ama,hiç değilse bu gerçeğe, onun bana sahip olduğu kadar sahiptim. Daha önce de, bu anda da haklı olan bendim ve her. zaman da haklı olmuştum. Şöyle yaşamıştım, böyle yaşayabilirdim. Şunu yapmış, bunu yapmamıştım. Filan şeyi yapmadımsa, falan şeyi yapmıştım. Peki, sonra? Sanki bütün yaşamımda, kendimi haklı çıkarmak için bu dakikayı, şu şafak vaktini beklemiştim. Hiç, hiçbir şeyin önemi yoktu ve bunun niçin böyle olduğunu da biliyordum. O da biliyordu. Geçirdiğim bütün bu anlamsız hayatta, geleceğimin ta derinlerinden, henüz gelmemiş yıllar içinden, karanlık bir soluk bana doğru yükseliyor ve yaşadığım yıllardan daha gerçek olmayan yıllardan bana sunulan ne varsa, hepsini aynı düzeye getiriyordu. Başkalarının ölümü, bir ananın sevgisi ne umurumdaydı benim? Başkasının Tanrısından bana neydi Başkalarının seçtiği, kabullendiği hayattan, yazgıdan bana neydi? Değil mi ki, bir tek yazgı, beni ve benimle birlikte, onun gibi bana "Kardeşim, "
Sayfa 110·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Reklam
"Beni mahkûm eden, insanların adaletidir," dedim.Bana yalnız suçlu olduğumu öğretmişlerdi. Evet, suçluydum. Suçumu ödüyordum. Benden başka bir şey isteyemezlerdi.
Sayfa 108·Kitabı okudu
“Ölmüşse artık beni hiç ilgilendirmezdi. Ben öldükten sonra insanların beni unutacaklarını nasıl çok iyi anlıyorsam, bunu da kendim için öyle doğal buluyordum. Ölümümden sonra insanların artık benimle hiçbir alışverişi kalmıyordu. Hatta bunun düşünmenin bile acı olduğunu söyleyemezdim. Aslında, insanın eninde sonunda alışmayacağı hiçbir düşünceyoktur.”
Sayfa 105·Kitabı okudu
“içimi garip bir duygu kapladı. Marie'nin bulunduğu yana bakamadım. Hem, vakit de olmadı buna. Çünkü, başkan, bana tuhaf gelen bir biçimde, Fransız ulusu adına, bir meydanlıkta başımın kesileceğini söyleyiverdi. O zaman, bütün yüzlerde okuduğum duyguyu anlar gibi oldum. Sanırım, bu bana karşı beklenen bir önem duygusuydu.Jandarmalar bana pek yumuşak davranıyorlardı. Avukatım elini bileğimin üzerine koydu. Artık hiçbir şey düşünemiyordum. Başkan,"Diyecek başka bir şeyiniz var mı?" diye sordu. Düşündüm, "Hayır!" dedim. O zaman beni alıp götürdüler.
Sayfa 98·Kitabı okudu
Bu cinayetin kendinde uyandırdığı dehşet, benim duygusuzluğum karşısındaki dehşetinden daha çok değilmiş. Yine hep ona göre, anasını manen öldüren bir adam, kendini dünyaya getirenlerin canına kıyan kimse kadar insanlıktan çıkarmış. Şu var ki birincisi ikincisinin hareketlerini hazırlar, onları sanki önceden haber verir ve haklı çıkarmaya çalışırmış.
Sayfa 94·Kitabı okudu
Reklam