Filler azdı kudurdu karıncalar ezildi. Karıncalar karınca gibi filler de filler gibi yaşayamadı. Filler İnsana öykündü güçlü olanlar zayıf olanları ezdi köleleştirdi. Napsındı ki zavallı zayıf karınca koca fil karşısında. Türlü entrikalarla umutlarını hayallerini çalıp fillere muhtaç ettiler karıncaları. Emeklerini çaldılar, rızıklarını yediler, şiştikçe şiştiler, kubardıkça kubardılar. Haklı olduklarını ezildiklerini bildikleri halde ellerinden bir şey gelmedi karıncaların. Ama dünyada bi zulüm varsa dağlar taşlar yerinden oynar zulmedenin kuyusunu kazar. Kötülük kazanmaz, kazanır gibi görünür. Kötünün yüreği şüphe ve korku doludur. Çok şüphelerden gelgitlerden sonra artık şuna inancım tamdır ki benim sonunda iyilik galip gelir. Babam da hep der ki benim “ Sonuna Bak “
O kadar ağır işler yükleyeceğiz ki onlara, düşünecek bir anlık bile zamanları olmayacak. Hep iş hep çalışma, hep açlık, hep yoksulluk, hep gelecek korkusu içinde olacaklar. Bu korkular onları kör, sağır, sersem, beyinlerini işlemez yapacak.