Birleşince kısa devre yapan parmak uçlarımız öldü önce. sonra yeşil öldü benim için, sonra kahverengi. sonra ilk öpüştüğümüz yeri kalbinden bıçakladılar. on iki yıl geçti, susmak ne kısaymış. sen, “böyle ne güzel sonsuza kadar susalım,” diyorsun. sonsuzluk bir gün herkesle konuşur sevgilim, bunu da biliyorsun.
Gün batıyordu, neden diye sormuştun. ellerini tuttuysam uçuruma düşmemek içindi. güneşte ıslık çalan çocuklar içindi. aslında tek kişi sayılmaz mı karanlıkta iki kişi..ne çok şey konuşmuştuk orada ama yine sessiz çıkmışız. sonra albümü kapatıyorum, zihnimde bambaşka bir fotoğraf... sanki hepsinin karıştığı bir an. onu da yazabilirdim, ah böyle kıpırdayıp durmasan.