MCDÜNYA'DA ÖZGÜN KALABİLMEK
İçinde bulunduğumuz çağın şekillendirdiği McDünya, insana adeta şunu bağırıyor:
“Hızlı tüket. Yüzeysel yaşa. Tekdüze ol. İlişkilerde derinleşme. Anı yaşa ve hemen geç.”
Hal böyle olunca, herkesin hızla birbirine benzediği bu dünyada özgün olmak giderek zorlaşıyor. Özgün yanlarımıza yara açılıyor; ve bu yarayla yürümek her geçen gün daha da çetrefilli bir hâl alıyor.
Ve bizler , bu sisteme doğrudan entegre olmuş bireyler — o sesi duyar duymaz, sanki ondan korkuyormuşuz gibi, bir refleksle onun her komutunu sorgulamadan yerine getiriyoruz.
İlişkilerin içi o kadar oyuldu ki; artık duygusal bağ kurmanın yerini, geçici hazların rastgele kombinasyonları aldı. Sadakat, yerini şu zihniyete bıraktı:
“Daha iyisi varsa, en faydalısı odur.”
Birlikte yol almak değil, seçenekler arasında karşılaştırmak esas oldu.
McDünya’nın sunduğu ve bana göre en dayanılmaz yönlerinden biri de çifte standart. Başkalarının eylemleri kolayca “ayıp” ya da “günah” diye etiketlenirken, kişi kendi yaptığında; onu aklamak için bin bir çeşit mazeret üretmekten geri durmuyor. Aynı davranış, failine göre ya suç ya da serbestlik kazanıyor. İçinde yaşadığımız bu etik çöküş, gerçekliği pasifleştiriyor.
Peki ya siz, içinde MCdünya'ya direniş başlatanlardan mısınız? Yoksa içinde Mcdünya'yı taşıyanlardan mı?
#edebidergi #leylihaninel #kendikalemimden