Leylihan İnel

Leylihan İnel
@Leylihan
Puan vermedi·64 syf.··
2025 2. kitabı
Don Kişot, İspanyol yazar Miguel de Cervantes'in 1605'te yayımladığı, aynı zamanda modern romanın da doğuşuna öncülük eden kült eserlerinden biridir. Cervantes, Don Kişot romanında hayal ile gerçeğin aynı çizgi üzerinde gidişini, halkın deliliğe bakış açısını, iyiliği; komik ve yer yer de alaycı bir dille anlatır. Don Kişot nerden çıktı derseniz? Asıl ismi Alonso Quijano olan 50'li yaşlarında İspanyol bir köylü asildir. Sürekli şövalye romanları okuyarak hayalperest bir dünyanın merkezine geçer. Gerçeklerden uzaklaşır. Ve kendini Don Kişot adında bir şövalye olarak hayal eder. Yaşlı atı üzerinde, yanında sadık yaveri Sancho Panza'yı alır. Dünyayı kötülükten kurtaracağına inanarak Sancho ile felsefi, espirili ve hayalle gerçeğin sürekli yarıştığı bir yolculuğa çıkarlar. Don Kişot karakterini ne kadar gerçeklikten uzak bir dünyası olsa da, idealize ettiği iyilik kavramı üzerinden gerçekleştirmesi beni çok etkiledi. Ve don Kişot karakteri olduğum diğer roman karakterleri gibi(Martin Eden, Jane Eyre) içimde özel bir yerde kalacak. Hayali uğruna ölmek diye bir deyim vardır ya, işte Don Kişot karakteri bunu temsil ediyor.
Don KişotErich Kästner · Can Yayınları · 20194,243 okunma
Reklam
Puan vermedi·152 syf.··
2024 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2024 02:04
Dopamin hormonunu duymuşsunuzdur: beynimizin ödül merkezini uyaran bir nörotransmitter. Çayı çok seven biri olarak, Serkan Karaismailoğlu’nun dopamini bir “demlikte demleme” metaforuyla anlatması, bu kitaba beni çeken ilk şey oldu. Kitapta dopaminin; hayattaki başarılarımızı, hayata adaptasyon sürecimizi ve zorlayıcı durumlarda bize nasıl motivasyon sağladığını sade ama bilimsel bir dille anlatıyor. Özellikle içimizdeki kronik tatminsizliğin, sürekli yorgunluk ve isteksizliğin temel sebebinin, dopaminin yanlış ve fazla kullanımından kaynaklandığını bilimsel verilerle açıklıyor. Dopaminin “idareli” kullanılmasına bir örnek olarak çikolata sunuluyor. Birinci çikolatayı büyük bir hazla yediğinizde dopamin seviyeniz zirveye ulaşır. Ancak ikinci seferde aynı etkiyi alamazsınız; çünkü beyin aynı yoğunluğu tekrar üretmez. Bu da, ilk seferdeki mutluluğu yeniden yaşamak için daha fazlasına yönelme eğilimini doğurur. Kitap ayrıca sosyal medya ve telefon bağımlılığının dopamin dengemizi nasıl altüst ettiğini de ele alıyor. Ben bu kitabı okuduktan sonra sosyal medya ve telefon kullanımımı sınırlama kararı aldım. Peki uygulayabildim mi? Sadece çok kısa bir süre. :) Aslında mesele, dopamini değil, irademizi nasıl yönettiğimiz… İrademizi eğitebilirsek, dopamin de ömrümüz boyunca bize eşlik eden sadık bir yoldaş olabilir.
Kalk Bi Dopamin DemleSerkan Karaismailoğlu · Ortapia Yayınları · 20246,6bin okunma
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2024 27. kitabı
Çocuğumun gelişimi için ne yapabilirim diye düşünen anneleeer, koşun! Size dolu paketli bir gelişim kitabı önerisi getirdim Kahkaha atmak da garanti. En son bu kadar güldüğüm bir kitabı 2017'de okumuştum. Sizi bilmem ama ben okurken güldüğüm kitapları ayrı seviyorum. Jüpiter Necib çok eğlenceli, zeki, hayal kurmayı seven, meraklı ve aynı zamanda çok komik bir çocuk. Ve onun hayallerini destekleyen, desteklerken de İslami öğretileri nahif bir şekilde çocuklarına işleyen tatlı mı tatlı bir ailesi var. Küçük bir spoiler vereceğim, bunu yazmadan edemeyeceğim. Necib'in ablasının mikrofonunu çalıp zerzevat arabasına atlayıp ilahi okumasına çok güldüm :) daha güldüğüm çok olay var, ama siz kendiniz okuyup tanık olun diye birtanesini yazdım. Bir çocuğun dünyasına bu kadar başarılı girip onun dünyasından hayaller kurmak, diyaloglar geliştirmek, sorular sormak; O sorulara çocuğun sorumluluk ve mücadele bilincini geliştirici cevaplar vererek, hayat yolunda daha güvenli bir yol almasına katkıda bulunmanın hele ki ilk kitabı olan bir yazar için çok başarılı bir adım olduğunu düşünüyorum. Son olarak, ben mücadeleyi her alanda seven bir insan olduğum için, başarısızlığa bile uğrasa, hayaline yürümekten vazgeçmeme, başarıyı mutlaka başka bir durakta yakalayabileceği mesajını vermesi çok çok anlamlıydı. Bir de, okuduktan sonra canım lahmunobik ayranik çekti iyi mi? Yolun bahtın açık olsun canım arkadaşım.
Jüpiter NecibZeynep Kaya · Mevsimler Çocuk · 202410 okunma
9/10
·211 syf.··
Beğendi
·
2022 9. kitabı
Yine içimde çok hoş duygular bırakan bir Mustafa Kutlu kitabıyla burdayım. Kitabın ismindeki gibi sanki bir mavi kuş, aldı beni farklı diyarlara kondurdu, rengârenk hayatlar izlettirdi. Kitabın ismi Mavi Kuş ama Mavi Kuş aslında, Anadolu’nun bir kasabasında yolcu taşıma görevi gören, içine kaç yıllık insan hikâyeleri sinmiş, ve bu hikâyelere hoş bir tınıyla tanıklık etmeye devam eden mavi renge boyalı şirin mi şirin bir minibüs. Konu olarak da; minibüsten tiren istasyonuna doğru hareket eden yolculardan her birinin, hayat hikâyesinin nerelerden geçmiş, nerelerde konaklamış ve nereye gitmekte olduğuna ayna tutan, yer yer o hikâyelerle hüzünlendiren, yer yer güldüren, yer yer de hayrete düşüren samimi bir yolculuk… Otobüsün şoförü Kenan’ın hayat yolculuğundaki imtihanına ayrı hüzünlendiğimi söylemeden geçemeyeceğim… Sonu hiç beklemediğim gibi bitse de, Kutlu’nun asıl mesajı kitabın sonuna saklaması hoşuma gitti. O kadar sıcak bir hikâyeydi ki, minibüsün arka beşli koltuğunda oturan yolculardan biri de benmişim gibi hissettim… Mustafa Kutlu Anadolu insanını, hayata bakışlarını, sert çizgilerini, samimiyetlerini, hatta köy hayvanlarının bile nasıl karakteristik özelliğe sahip olduğunu çok güzel betimleyen bir yazar. O yüzden kalemini çok sevdiğimi sanırım her Kutlu kitap yorumumda söylüyorum. Okurunu mest ediyor Kutlu, mutlaka okuyun. Böyle güzel bir yazarı okumadan geçmeyin. O hep yazsın, biz hep okuyalım inşallah…
Mavi KuşMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 201114,9bin okunma
Puan vermedi
Not: Kitabı 2019 yılında okudum, yorum da o yıllarda yazdığım blog sitemden.) Tarık Tufan'ın kalemiyle tanıştığım ilk kitabı Şanzelize Düğün Salonu. Okumadan önce çok duyuyordum Tarık Tufan kaleminin güzelliğini. Herkes övgüyle bahsediyordu. Okuduğumda anladım ki, anlattıkları kadar varmış. Bu arada Şanzelize Düğün Salonu kitabı diziye uyarlanacakmış.(güncel bilgi) Gelelim Şanzelize Düğün Salonu'nun Konusuna; Öncelikle kitapta başkahramanın bir ismi yok. Yazar isim zikretmek istememiş. Siz karaktere yakın bulduğunuz bir ismi koyun. Bütün çocukluğu ve gençliği tekke'de geçmiş şeyh bir babanın oğlunun, annesinin ölümüyle boncuk gibi bir taraflara dağılan hayatını konu ediniyor kitap... Öyle ki, benliği parçalara bölünüyor. Bir yandan da kendini arayışta, ama parçaları toplayamıyor. "Baktım olmuyor, kendimle arama mesafe koydum." cümlesi benliğinden uçurum denecek kadar uzaklaşmasının sebebini açıklıyor aslında. Acıların ağır gelmesiyle, benliğinin altında ezilen, başka benlik arayışlarına giren bir karakter. Acıdan hangi dala tutunacağını şaşırıp, kendini içinden çıkılmaz bir labirentin içine sokuyor. İç sesim başkahramanı bu labirentten çıkarmak için sürekli çözüm üretti. Ama iç sesim çözüm ürettikçe başkahraman kendisini daha çok çıkmazlara soktu kitap boyunca. Tarık Tufan'ın kalemini çok sevdim. Kitap, oldukça akıcı ve sürükleyici.. Yalın bir dil kullanılmış. Yalnız, kitabın sonu benim için tam bir hayal kırıklığı oldu. Bir şeyler havada kaldı sanki. Kitapta Mevlası için Leyla'sından vazgeçen birisi degil, Leyla'sı için Mevla'sından vazgeçen birisi var. Ben bunu pek anlamlı bulamadım açıkçası. Kitabın çok güzel bir konusu var, sonu bir tık daha farklı olsa mükemmel olurdu. Ama buna rağmen yine de okumanızı tavsiye ederim. Dikkatli düşünürseniz farklı bakış
Şanzelize Düğün SalonuTarık Tufan · Profil Yayıncılık · 20178,6bin okunma
Reklam