"Yaşamla ölüm arasında bir kütüphane var," dedi. "Bu kütüphanedeki raflar sonsuza kadar gider. Her kitap yaşamış olabileceğin başka bir hayatı yaşama şansını sunar sana. Farklı seçimler yapmış olsan, şu an nasıl bir hayatın olacağını görürsün... Pişmanlıklarını telafi etme şansın olsaydı, bazı konularda farklı davranır mıydın?"
"İnsanlar şehir gibiydi. Bazı kötü yönleri var diye bütün şehirden nefret etmezdiniz.Sevmediğiniz yanları, birkaç tane tehlikeli ara sokağı ve mahallesi olabilirdi ama bir şehir yaşanır kılan şey iyi yönleriydi."
Toplumumuz fazlasıyla bireyci. Piyasalar her şeyi bireysel bir hesapçılık ve bencillik meselesine dönüştürüyor. Sosyal ilişkilerimiz ve kendimizi gerçekleştirme olanağımiz pahasına parayı ve bir şeyler elde etmeyi saplantı haline getirmiş durumdayız. Kapitalizm birbirimizle bağlantımızı zayıflatıp çoğumuzu ayrık ve yalnız bırakan bir materyalizm hastalığı yayıyor. Paylaşım sanatını yeniden keşfetmezsek toplumumuz hepten paramparça olacak ve güven imkânsız hale gelecek. Arkadaşlık ve diğerkâmlıkla ilintili değerleri yeniden inşa etmezsek nihilist bir bıkkınlık bataklığına saplanacağız.