ispanya, ulusların Don Quijote'sidir. Dünyayı kurtarmaya çalışır, güvenliğe ve refaha sırtını döner ele geçmez binlerce işlemeli hayali kovalar. Bu mantık ötesi don kişotça seferlerde kendini tüketir. Şehirleri harap olur. Tarlaları çoraklaşır. Araplardan kalma kanalları tıkanır, bahçeleri kurur. Kendi efsanesini yaratır İspanya. Mutluluk ve refahı, ılımlılık ve barışı ne yapsın? Büyük bir tapınak mı yapmalı, küçük mü, diye tartışıldığında Sevilla'lı o coşkulu keşişin sözleri, yüzyıllar boyunca İspanya'nın sesi olarak kaldı.
"Öyle bir tapınak inşa edelim ki, bizi deli sansınlar!"