E.

Bugün güzel hayaller bile kurdum. Hayallerimde hep siz vardınız kuşkusuz. Varvaracık. İnsanlara büyük mutluluklar veren; doğayı süslemek için yaratılmış cici bir kuşla karşılaştırdım sizi. Binbir derdi olan biz insanların, kuşlara özgü o masum, uçarı mutluluğa imrenmemizin gerektiğini düşündüm kendi kendime... böyle bir sürü şey geldi aklıma. Anlayacağın, soyut konulara daldım.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ah şu masalcılar! Yazacak yararlı, hoş, kişiye haz veren bir şey bulamazlar da, ne kadar pislik varsa dökerler ortaya!.. Yetkim olsa yazmayı yasak ederdim onlara! Ne biçim şeylerdir yazdıkları? Okurken ister istemez düşünüyor insan... Kafasını kaşıyor. İnan olsun yasak ederdim onlara yazmayı! Basbayağı yasaklardım. Kn. V. F. Odeyevski
Ellerini musluğun altına tutup sıcak suyla birlikte acıyı lavabo deliğine, oradan da toprağa akıtmayı sonradan öğrenecekti. “Eli soğuk, kalbi sıcak karıcım”la başlayıp “buz gibi kadınsın”la noktalanan evliliği boyunca işte böyle her gece üşümüş, parmakları buz kesmişti.
Kendimi çok yalnız hissediyordum ve bu duygu hemen o andan itibaren geçmişe doğru hızla yayılmaya, önüne çıkan her yaşantıyı gülünçleştirmeye başladı.
Onlar büyüyünce ben ısırılıp bırakılmış bir elmaya döndüm. Isırılmış elma nedir ki şu hayatta, kim ne yapsın! Bari dedim, olacaksa tam olsun: Bir ısırık da ben aldım, sonra bir ısırık daha, yedim bitirdim kendimi.