İnsanların birbirlerini anlamalarının zorluğu da kolaylığı da eşit derecede öfkelendirir seni. Sakince çekilivermek istersin kabuğuna, insanlardan uzağa.
O boşluk içimize yerleşiyor, içimiz de saklanıyor ve düşünürken, konuşurken başvurduğumuz sözcüklere ilgisiz yankılar ekliyor, ilgisiz heceler. sözcüklerle düşünmek, konuşmak zorlaşıyor belki de anlamsızlaşıyor. Kimse bizi anlayamıyor, biz de kendimizi anlamıyoruz.
Kitaplığımdaki kitaplar bile bitap düşmüştü. Okuduğum ve okunmayı bekleyen bütün kitaplar, olmayı umduğum insanı yaratmaya biçimlendirmeye çalışmaktan bitap düşmüşlerdi.