Life…

Life…
@Life_History
Hasta la victoria siempre İstanbul Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi Psikoloji Felsefe Sosyoloji Almanca
Astsubay
Yüksek Lisans
Ankara Çankaya
Ankara, 11 Mart 1900
430 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
İnsanın insan olarak sahip bulunduğu ortak özelliklerden doğan birtakım neticeler vardır ki bunların başkalarından kopye edilmesi gerekmez. Mesela din olayının bir yerde do­ğup oradan yayıldığını söyleyemeyiz; dini düşünce evrensel bir olaydır.
Sayfa 52·Kitabı okudu
Reklam
Muhyiddin İbni Arabi ve onu takip edenlere gelince, bunlarda Filon'un ve Plotinus'un tesiri o kadar kuvvetlidir ki, bu tesirin zaman zaman İslam'ın orijinal kaynaklarına hakim olduğu görülür.
İs­lam tasavvufunun birinci devresi zahidler zamanıdır ve bu devirde mistik düşünce hareketine gerçekten rastlanmaz. Ancak ikinci devre denilen ve vahdet-i vücudcu mistiklere k(ldar olan zamanda Yeni-Eflatuncu düşüncenin tesiri açık­ça bellidir; esasen bütün felsefi düşünce sahasını saran bir doktrinin süfl entellektüellerine kadar varmaması kaabil de­ğildir. Fakat bu tesirlerin Muhyiddin İbni Arabı'ye gelince­ye kadar İslamiyet'in ana çerçevesini zorlamayacak şekilde özümlendiğini, dolayısiyle karşımızda orijinal bir İslam ta­savvufunun bulunduğunu söyleyebiliriz. Şeriate en fazla bağlı kalan, yani İslam düşüncesi çerçevesinden çıkmamaya fevkalade dikkat eden Gazalı'de bile Plotinus'un tesirini ta­şıyan birçok temalar vardır.
Yeni-Eflatuncuların son sığınağı Atina'daki Akademi idi. Fakat Hıristiyanlığın kat'ı zaferi üzerine bu akademi kapatıldığı zaman, içlerinde Damasci­us'un da bulunduğu yedi profesör İran'a göç etti. Orada Yunan ilim ve felsefesinin büyük hayranı olan Husrev tara­fından çok iyi kabul gördüler (532), fakat bir yıl soma geri döndüler.
İlk İslam filozoflarının eski Yunan filozoflarına ait fikirleri birer fel­sefi doktrinden ziyade aynen hakikat olarak gördükleri dü­şünülürse, Plotinus'un pek büyük bir tesir yapınış olması (üstelik Aristo adı altında) beklenir. Bu tesiri en çok Farabide görürüz.