Şu halde kainatı şu kadar zamanda (altı gün) yarattı demek onun tabiatına aykırıdır. Zaman onun dışında bir prensip değildir; zaman da kainat gibi yaratılmıştır. Tanrı'nın varlıklara tesiri canlı maddeye şekil vermekten ibaret değildir, "her şeyde Tanrı vardır.
Tanrı kendinden sudur eden kuvvetler vasıtasıyla her yere ve her şeye nüfus eder. Kainatta her şey görünmez bağlarla birbirine bağlıdır ve bu bağlantı Tanrı'nın eseridir, onun vasıtasıyla kurulmuştur.
Filon ona göre yaradılışta bir aktif prensip vardır ki en yüksek akıl olan bu prensip, yani kelam (logos) iyinin, güzelin ve hakikatin kaynağıdır; kelam bizatıhı hakikattir. Bir de pasif prensip vardır ki bu cansız ve hareketsiz maddedir. Maddeye şekil veren, aktif prensip yani akıl'dır. Dünyada hep ayni elemanlar (su, hava, toprak, ateş) vardır; bütün maddi varlıklar bunların birbirine dönüşmesinden meydana gelir. Fakat bunların hepsinin alacağı şekiller Tanrı'nın daha yaradılıştan önceki düşüncesinde mevcuttu; Tanrı kainatı daha yaratmadan orada neler olacağını kendi düşüncesinde biliyordu.
Fakat bizi oraya götüren asıl yol aşk'tır. İlim varlığın görüntüleriyle uğraştığı halde aşk doğrudan doğruya hakikate yönelmiştir, çünkü insanın ruhu tabiata sahiptir ve oradan ayrılıp dünyevi bir bedenle birleşmiş olmak dolayısıyla kaybettiği o eski birliğe susamıştır.