Hayata kattığınız değer, duruşunuzdaki zarafet ve gösterdiğiniz güç her zaman takdiri hak ediyor. Sizin gibi güçlü, saygıdeğer ve ilham veren kadınların varlığı dünyayı daha anlamlı ve daha güzel bir yer haline getiriyor.
Bu özel günde, sadece bir günü değil; emeğinizi, mücadelenizi ve hayatın her alanına kattığınız değeri saygıyla selamlıyorum.
8 Mart Dünya Kadınlar Gününüzü en içten dileklerimle kutlar, sağlık, mutluluk ve huzur dolu nice güzel günler dilerim. 🌸
Pitagoras bir tarikat kurmuştu ve orada müridlerine bu dünyanın geçici ve aldatıcı olduğunu, ruhun burada hapishane hayatı yaşadığını, ancak -görünmeyen-bir Tanrı ile mistik birlik kurmak sayesinde ruhun kurtulacağını öğretiyordu. Bu fikirler Yunan dünyasına dışarıdan, din yoluyla girmiştir.
Eski Yunan'da mistisizmin dini bir kaynağı vardı, fakat sonra bunu daha çok filozoflar geliştirmişlerdir.
Batı dünyasında mevcut kaynaklardan takip edebildiğimiz ilk mistik düşünce Pitagoras'da (Milad'dan önce altıncı yüzyıl) görülmektedir.
Budizm'de elemden kurtulmak için ahlakı tasfiye (purification) veya tefekkür yolu kullanılabilir. Hinduizm'de tefekkür ve teemmülün son noktası nirvana, yani ferdi ruhun evrensel ruh ile birleşmesi idi. Budizm'de nirvana ruhun bir bedenden öbürüne dolaşarak hayata devam etmesinin (reincarnation) son bulmasıdır.
Buda bunu sönen bir ışık misali ile anlatır. Bir lamba söndüğü zaman nasıl bir daha ışık vermezse, Nirvana'ya ulaşan insanın hayatı da artık bir başka surette daha ortaya çıkmaz. "Oluş" sona ermiştir. Esasen nirvana "sönme" demektir; bütün düşünce, irade ve duyumlar ortadan kalktığı, "söndüğü" zaman nirvana bulunmuştur.