Düne geri dönemem, çünkü o zaman farklı bir insandım.
İmkansıza ulaşmanın tek yolu, onun mümkün olduğuna inanmaktır.
Bugün düşündüğün şeye yarın dönüşürsün.
Dünya, anlamını bilmediğimiz veya
bildiğimizi sandığımız, hatta bildiğimizden emin olduğumuz ama aslında anlamlarının farkında bile olmadığımız sembollerle,
gizemlerle ve inceliklerle doluydu.
"Sen bir mühendis olduğun için yaptığın benzer eylemlerin sonucunda hep aynı matematiksel sonucun gerçekleşmesini
beklersin. Oysa sanatta yorum ve anlam tek değildir, resmi yapan kadar resmi yorumlayana ve onun bakış açısına
da bağlıdır. Hatta bir tabloyu anlamak için o tablonun yapıldığı devir, o devrin politik, ekonomik, gündelik koşulları, ressamın
kimliği, ailesi, sosyoekonomik konumu, ressamın korkuları, alışkanlıkları, inançları bile önemlidir.”
İskenderiye dünyanın yayın başkentiydi. Tabii, o zamanlar baskı makineleri yoktu. Kitap pahalıydı. Her bir kitap elyazmasıydı. Kütüphane dünyadaki en iyi kopyaların muhafaza edildiği yerdi.