Kitap, küçük kız Scout’un ağzından anlatılır. Scout, henüz 6 yaşında olan küçük bir kız çocuğudur. Abisi Jem ve babası Atticus ile birlikte yaşarlar anneleri, Scout daha iki yaşındayken hayatını kaybetmiştir. Bir de yanlarında aşçıları Calpirnua vardır. Babaları Atticus ise avukattır ve mahkemenin görevlendirmesiyle bir davayı üstlenmek zorunda kalmıştır. Çocuklar daha farkında olmasa bile bu dava Atticus’ta büyük bir tedirginlik yaratmaktadır. Çünkü Atticus bir beyaza karşı bir siyahiyi savunmak zorundadır.
Kitabın ilk bölümü ne kadar sıkıcıysa ikinci bölüm o kadar sürükleyiciydi benim için. Bir de kitabın başlarında Scout’ u erkek çocuğu sanan bir tek ben miydim çok merak ediyorum. Kız olduğunu anlayınca bayağı bir şaşırdım:)) Küçük bir kızın gözünden yetişkin insanlar olmanın en gülünç, en anlamsız yönlerinin aktarıldığı muhteşem bir eserdi. Bende bayağı heyecan uyandırdı. Gayet sürükleyici bir şekilde okuma zevki vermesinin yanında akıcılığıyla da elinizden bırakamayacaksınız…
Kitap iş bulma fuarı için gelip kamp kuran insanların arasına dalıp sekiz kişiyi Mercedes marka araba ile katleden bir katil ile onu yakalamaya çalışan dedektifin arasındaki kovalamacayı anlatıyor. Beni tanıyanlar bilir Stephan KING’i çok severim bütün kitaplarını da mutlaka okurum. Genelde gizem gerilim tarzı yazsa da bu kitabı polisiye gerilim tarzı olmuş ve bunda da çok başarılı olmuş. Ama ben bu kitapta maalesef istediğim etkiyi alamadım. Bir türlü o akıcı havaya ulaşamadım ama yine de bitirmeden bırakmak istemediğim için zor da olsa bitirdim kitabı. Bu nedenle mutlaka alıp okuyun diyebileceğim bir kitap olmadı benim için.