Sıcak bir yaz gününde pencereler açıkken mikrofonla karpuz satan adamın sesi çalışma odanızın içerisinde, tedaviye gelen kişilerin anlattıklarını duymakta güçlük çekiyorsunuz. Biliyorum "ekmek parası" denecek, ama çalışan başka insanlar da var. Kabak ya da domates satanların sesleri arasında tedavi uygulamalarını sürdüren psikiyatristler dünyanın başka yerlerinde de var mıdır? diye soruyorum birine. İnsanların ego sınırlarını bu denli yayabildikleri bir başka yer!
"Tatlı Sansa" dedi Kraliçe Cercei elini hafifçe omzuna koyarak. "Ne güzel bir çocuksun. Umarım Joffrey'nin ve benim seni ne kadar sevdiğimizi biliyorsundur.