Türkan

Başarıyı amaçlamayın; Bunu ne kadar amaçlayıp hedef haline getirirseniz, elinizden o kadar kolay kaçırırsınız. Mutluluk gibi başarı da kovalanamaz :Kendisi ortaya çıkmalı ve bu sadece insanın kendisinden daha büyük bir davaya bağlanmasıyla veya insanın kendisi dışında bir insana tesliminin yan etkisi olarak gerçekleşebilir.
Sayfa 14 - Okyanus yayınları·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sosyal egemenlik korkudan ziyade hayranlığa dayalıdır ve fiziksel olarak güçten ziyade sosyal başarılarla kazanılır. Sosyal egemenliğin rolex takmak yahut lamborghini sürmek türünden işaretleri, erkek şempanzenin göğsünü dövmesi kadar kesin ve açık olabilir.
Sayfa 161 - Okyanus yayınları·Kitabı okudu
İnsanları kediler ve köpeklerle yahut hatta maymunlarla kıyasladığımız zaman, bizi onlardan ayıran şeyin zekamız olduğunu varsayarız. Fakat eğer insan zekası sosyal amaçlarla evrimleşti ise, o halde bizi diğer hayvanlardan asıl ayıran niteliğimizin sosyal zekamız olması gerekir. Özellikle de biz insanlara özgü gibi görünen başkalarının ne düşündüğünü ve ne hissettiğini anlama yeteneği.“Zihin teorisi“ denilen bu yetenek insanlara başka insanların davranışlarını hissetmek; mevcut ve gelecekteki koşullarını dikkate alarak, o insanların davranışlarının nasıl devam edeceğini kestirmek gibi çok önemli bir güç verir. Zihin teorisinin bilinçli ve mantıklı bir bileşeni de bulunmasına rağmen, başkalarının neler düşündüğüne ve hissettiğine ilişkin “teori oluşturma sürecimizin“ çoğu subliminal olarak gerçekleşir; bilinçdışı zihnimizin hızlı ve otomatik süreçleri sayesinde başarılır.
Sayfa 117 - Okyanus yayınları·Kitabı okudu
Bazı bilim insanları sosyal etkileşime duyulan ihtiyacın, insanın üstün zekasının ardındaki itici güç olduğuna inanmaktadırlar. Ne de olsa dört boyutlu, bükülmüş çok katmanlı bir uzay-zaman içinde yaşadığımızı idrak edecek zihinsel kapasiteye sahip olmak iyi bir şeydir, fakat ilk insanların hayatı en yakın suşi restoranının yerini tespit eden GPS cihazlarına bağlı olmadığından, bu tür bilgileri öğrenme kapasitesi, türümüzün varlığını devam ettirmesi açısından önemli değildi ve bu nedenle beynimizin evriminin ardındaki güdü değildi. Öte yandan, sosyal işbirliği ve gerektirdiği sosyal zeka insan türü olarak hayatta kalmamız açısından kritik önem taşımaktaydı. Diğer primatlar da sosyal zeka gösterirler ama onların sosyal zekasının boyutları bizimki kadar değildir. Onlar daha güçlü ve daha hızlı olabilirler ama bizler birleşip grup oluşturmak ve karmaşık faaliyetler esnasında eşgüdüm içinde hareket etmek gibi bir üstünlüğe sahibiz. Sosyal olmak için zeki olmanıza gerek var mı, karşılıklı sosyal etkileşimde gereken doğal yetenek ihtiyacı “yüksek” zekamız geliştirmemizin nedeni ve genel olarak bu zekanı zaferi diye kabul ettiğimiz bilim ve edebiyat yalnızca bunun yan ürünleri olabilir mi?
Sayfa 116 - Okyanus yayınları·Kitabı okudu
Sosyal bağlar kurmak insan yaşamının öylesine temel özelliklerinden biridir ki, sosyal bağlardan mahrum kaldığımızda acı çekeriz. Pek çok dilde “kalbini kırmak, duygularını incitmek“ gibi, sosyal olarak reddedilmeyi fiziksel yaralanma ile kıyaslayan deyimler vardır. Bunlar birer metafor olmaktan fazlasını ifade ediyor olabilir. Beyin görüntüleme çalışmaları fiziksel acının iki bileşeni olduğunu göstermektedir: Nahoş bir duygusal deneyimin sonucu olan hisler ve duyusal rahatsızlığın verdiği hisler. Acının bu iki bileşeni beyindeki farklı yapılarla bağlantı içindedir. Bilim insanları sosyal ağın aynı zamanda beynin anterior singulat korteks adı verilen yapısıyla bağlantısı olduğunu keşfetmişlerdir; bu yapı aynı zamanda fiziksel acının duygusal bileşeni ile de ilişkilidir. Ayak parmağınızı çarptığınızda duyduğunuz acıyla, ilgi gösterdiğiniz biri tarafından küçümsenmenin verdiği acının beyninizde aynı alanı paylaşması büyüleyici bir durumdur.
Sayfa 113 - Okyanus yayınları·Kitabı okudu