Tim û tim alîyekî me kêm bû min jî bi kenê xwe dagirt ...
Westiyam êdî , ne te ji min fêm kir ne jî min xwe bi te da fêmkirin .
Payîz hat pel weşîyan li du payîzê bihar nayê divê berf bibare da ku bihar bê .!
Açıkçası çocukluğumda olsun yada köye gittiğimde olsun duyduğum bu Ermeni katliamlarını az çok duymuşumdur her anlatılan olayda tüylerim diken diken dinlemiştim. Derler ki büyük dedem de o dönemde o katliama dahil olmuş açıkçası büyük bir utanç ile dile getiriyorum. Ve evet kitapta anlatıldığı gibi bunu köylere yaymak imamların göreviydi 7 Ermeni öldüren cenete gidecek diye bu katliama dahil olmuş bir çok köylü elebettekî bazi köylülerin vicdanları baskın çıkmış geride kalan onlara sığınan bir çok genç çoluk çocuğu gizlice yanlarında beslemişler ve anlatıldığına göre sonradan onları Mardin’de yakınlarına teslim etmişler . Benimde çoğu zaman aklımdan geçerdi bunların yazılıp tarih sayfasında yerini alması gerektiği , değerli yazar avukat Muharrem Erbey bu konuda öncü olmuş , ilgi ile okuduğum kitap benliğime işledi kitapta Ermenilerin konusu yanısıra insanın hayatına ekleyeceği geçmiş zamandan bu zamana uyabilen kıssadan hisse öğütleri gerçekten insanı bir durup düşünmeye zorluyor.
Bu kitap hakkında çok şey söylenebilir ben inceleme konusunda usta değilim ama içimden yazmak geldi , tarih dinlemek okumak hiç bu kadar ilgi çekici olmamıştı Aram ile Leyla . Yazara bu güzel eseri insanlara taşıdığı için çok teşekkür ederim.
Kitaba başlar başlamaz insan kendini mistik bir dünyada buluyor herkesin bağımsızca gitmek isteyip ve cesaret edip te gidemediği yolculuğun içinde buluyor kendini nesilden nesile aktarılan aile baskısı baba korkusu hiç dışa vurulmayan bir günah gibi görülen insanın içindeki o muhteşem sevgi Çelik’ten bir kasaya saklanıp kalplere gömülmüş ne kimse anahtarını biliyor ne şifresini biliyordu . Zaman içinde bazı zincirleri kıran cesur insanlar bu kafesin varlığını hissettirdiler insanların o sıcak seviye ulaşmalarına önayak oldular şimdilik söyleyebileceklerim bu kadar kitaba devam ettiğim sürece yeni düşüncelerimi aktaracagim…
Kitabın içinde ilerlerken zaman ve mekan farklılaşıyor şimdiki yüzyılda ve o zamanki dönemde hayat şartları çok farklı kadınlara verilen değer çok farklı ama hisler duygular aynıdır . Bir kadın hangi dönemde yaşarsa yaşasın büyük zorluklar Rahmetler sıkıntılar çekerek yaşıyor eğer farkındalık sahip bir kadınsa birazcık olsun sorgulayıcı bir kadınsa bu sıkıntılara baş kaldırma isteği duyar ve kendini arama çabası içine gire bu kitabı okuyan her kadın kendini bir parçasını bu kitapta bulur belki de bu kitapta bütün parçalarını birleştirir.
Okumaya devam
Devamında şunu diyebilirim kitabın anlatımı halde detaylarla bezenmiş yani içinde anlattığı mekanı bir an kendini o mekanda görebiliyor nerede nasıl konmuş hissedebiliyorsun sanki bir hayal alemi değilde bir gerçek dünyanın içine giriyorsun ve kitabı yaşayan sensin sen anlatılıyorsun kitapta
Devam edeyim
Evet sayfa 146’da okudum cümle oldukça ilginç aslında benim de hep kurduğun bir cümledir Kürtler hakkında hiçbir zaman birlik olamamaları hep birbirleriyle uğraşmaları bu yüzden çok geriden gelmeleri evet Kürtler bencildir bireysel olarak bu yüzden hak kaybediyoruz bunun kazanıma dönüşmesi
Ben hep efsanevi veya felsefe diliyle anlatılmış tarih okumuşumdur bunun sade yalın bir dille yazılmış olması ilgimi çekti . Ve gerçekten güzel olduğuna inanıyorum
Antik DünyaSusan Wise Bauer · Alfa Yayıncılık · 2020128 okunma