Yeni bir şeyler yapmaya çağrılıyoruz, ayak basılmamış bir toprak yüzleşmeye,kimsenin gidip de bize yol göstermek için dönmediği bir ormana dalmaya çağrılıyoruz.Bu, varoluşçuların hiçliğin kaygısı dedikleri şey.Geleceğe doğru yaşamak bilinmeyene sıçramak demektir;bu da, halihazırda emsali olmayan ve pek az kişinin kavradığı dereceden bir cesareti gerektirir.Bu cesaret, umutsuzluğun karşıtı olmayacaktır. Cesaret daha çok umutsuzluğa rağmen ilerleyebilme yetisidir.