Bildiğim bir şey vardı: Mesken yani inşa edilmiş mekan ile şehir ile zihinsel mekan arasında, muhtelif denklikler vardı; bunların birinde değişikliğe gitmek, ister istemez diğerini bozuyordu; eninde sonunda bir şehrin yaşam alanını ve ruhunu şekillendirip yapılandıran da zihinsel mekandı. Sadece hava kirletmekle kalmayıp ruhumuzu da zehirleyen, ahtapot gibi kolları ile etrafımızı saran canavar şehirler. Zira çirkinlik sadece herhangi bir kirlenme değildir, estetik duygumuza hakiki bir tecavüzdür de.
Gel seninle bir cenup şehirde buluşalım.
Ağaçlar çiçek açtığında,
Bahar güldüğünde,
Bir sel halinde yıldızlar
İçimize döküldüğünde.
Aşktan yana iyilikten konuşalım.
Üstümüzde sarhoş bir gökyüzü,
Altımızda mes'ut bir toprak.
Ne güzel olur bilir misin?
Orada seninle yaşamak.
Yeter artık
Ben burada rahat değilim.
Ben seninle bir cenup şehirde buluşalım.
Gel anam-babam,gel kardeşim,gel sevgilim.
Dünyada her şey gelip geçicidir, baki olan bir arkadaşlıktır. İnsanoğlu arkadaşlığın kıymetini bilmiş olsaydı, insanoğlu böyle eşek olur da birbirini yer miydi, her şeyin üstündedir arkadaşlık. Ben sana neden amca, abi, kardeş demiyorum da sana arkadaş diyorum. Çünküleyim ki arkadaşlık her şeyin üstünde o yüzdendir ki ben sana arkadaş diyorum. Arkadaşlık kan kardeşliğinden bile üstündedir. Sana arkadaş demişsem arkadaş, sen bunun kıymetini bil.
Günlerden bir gün "Güzellik" ve "Çirkinlik" dalgaların kıyıya ulaştığı bir deniz kenarında karşılaştılar."Hadi denize girip yıkanalım" dediler birbirlerine. Elbislerini çıkarıp denize girip yüzdüler. Sonra, "Çirkinlik" sudan çıkarak "Güzelliğin" elbiselerini giydi ve gitti. Daha sonra "Güzellik" çıktı sudan, fakat elbiselerini bulamadı. Kendini çıplak hissedip utandı ve mecburen "Çirkinliği" orada kalan elbiselerini giydi ve kendi yoluna gitti. Ve o gün bugündür insanlar "Güzellikle Çirkinliği" birbirine karıştırılar. Ama yine de "Güzelliğin" yüzünü önceden görmüş olanlar elbisesine rağmen onu hemen tanırlar. Ve yine "Çirkinliği" yüzünü önceden görenler elbisesi onu saklamaya çalışsa da onu tanırlar.