Can

Can
@Littlephoy
Psikoloji Felsefe Sanat Edebiyat
Psikoloji lisans
2 okur puanı
Mayıs 2024 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
"Artık onun inançlarını benim inancım sayamaz mıyım? En azından duyguları ve hevesleri..."
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bir kral buyruğu en temiz insanlara bile neler yaptırmaz. Ama affedin beni: Siz neyseniz osunuz, Benim kuşkularım sizi değiştirmez. Meleklerin en parlağı gökten düşmüş Ama melekler pırıl pırıldır yine de. Bütün kötüler iyi suretine de girseler İyilik yine de iyilik olarak kalır.
Alıntı
Desen ve Resim
Ruskin, bütün Avrupa galerilerinde büyük ustalar bir tek çocukça veya zayıf desenine rastlayamayacağımızı, hepsinin açık ça birer usta eseri olduğunu söylemişti. Ona göre biz modernler çizme yoluyla resme geçerken eskiler resim yoluyla çizmesini öğreniyorlardı "Fırça daha çocukken ellerine tutuşturuluyor, kalem ve tebeşir fırça ha fifliği veya bir gravürcünün emniyetiyle kullanılıncaya kadar bu fırçayla çizmek zorunda kalıyorlardı. Michelangelo kalemini bir keski gibi kullanır, fakat bütün bu ustalar bunu sadece en parlak devirlerinde ani bir fikri belirtmek ve model çalışmasını gösterebilmek için kullanıyorlardı Hiçbir zaman çizgiyi resme yardımcı bir araç olarak kullanmadılar." Bu sözler eski ustaların desenlerini anlamak için gereken şartları belirtir. Desen resimden tamamen ayrı bir sanattır, sonradan resme geçirebilecek bazı görüş veya düşünce anlarını çabucak tespit ederek resme yardım eder fakat resim yapmakta doğrudan doğruya ilgili değildir.
Alıntı
Tasavvuf insan anlayışı
Kısaca nazari yetkinliğiniz yoksa insanlık mertebesinden düşersiniz. Bunlar gerçek insan değil, şeklen insandırlar. Bu açıdan dinler bakımından felsefenin seçkinciliği, aşılması gereken ciddi bir meseleydi. Bu seçkincilik klasik dünyadaki hâkim geleneklerin sonucudur, bunda kuşku yok; Hindistan'dan itibaren dünyanın hemen her bölgesinde bu seçkinci toplumsal yapıları bulabiliriz. Bu anlayışa göre gerçek insanlar, doğuştan kabiliyetli olanlardır. Dinin -özellikle Hristiyanlık ve İslam- yaptığı işlerden en önemlisi, seçkinci felsefenin şehrin dışına ittiği ve insan saymadığı geniş kesimleri hakiki insan kabul etmiş olmasıdır: Hastalar, acizler, yeteneksizler, idraki zayıf kişiler vs. Önce Hz. İsa onların insan olduğunu gösterdi, sonra İslam bütün bunları "gerçek insan" anlamında birleştirdi. "İnsan olmak her türlü kabiliyetten üstündür." önermesi dinin felsefeye karşı savunduğu cümle hâline geldi. Bu çok önemli bir önermedir. İnsan olmak için in- san yaratılmak kâfidir; yetenek bize dünyada bir yer kazandırırfakat bizi ötekinden mutlak üstün eylemez. Din bütün insanları insan olma anlamında topladı.
Sayfa 106·Kitabı okudu
Hayal Gücü
Hayal gücünün bir işlevi daha var ki bu, beyinsel süreç- leri radikal bir şekilde dıştaki algılardan ayrıştırır. Hayal gücü bir depodur. Yani algılarla kendisine gelen suretleri hem de- polar hem de onlar üzerinde terkip ve tahlil yapar. Bu suretler depolandığı için artık bir şey hayale geldiği zaman onun dış dünyada birebir önümüzde bulunması gerekmez. Buna göre gördüğünüz, işittiğiniz, kokladığınız, tattığınız şeyler artık ha- yalde depolanmıştır. Artık o şeyler dış dünyada ve dolayısıyla dış güçlerle algılanabilir alanda olmasa da onları aynen du- yumsuyormuş gibi tasarrufta bulunabilirsiniz. Bu ilginç bir özelliktir, zira hayal bir yandan dış duyulardan gelen verilerle beslenir, diğer yandan insana kendi inşa ettiği sanal bir ger- çeklik kazandırır. Bu sebeple Erzurumlu İbrahim Hakkı "Haya- lini arındırmayan insan kemale eremez." der. Çünkü duyguları besleyen hayaldir. Dış duyulardan beslendiği için, hayali arın- dırmak diğer organlarını arındırmakla mümkün olur. Bu bağ- lamda insanın; gördüğünü, işittiğini, kokladığını ve tattığını arındırması gerekir. Bildiğiniz üzere mistik yöntemlerin esası riyazettir; bunun nedeni de aynıdır. Asıl olan vücudun idrak araçlarının arındırılmasıdır. Dış dünyaya temas arındırılmalı- dır ki hayal arınabilsin. Bu nedenle İmam Gazzâlî, "İnsanın en tehlikeli organı ağızdır." der. Çünkü gıdaları buradan alıyoruz; ondan sonra bedene kan ve kas olarak döndürüyoruz. Bütü- nüyle gücü kuvveti buradan alıyoruz. Kısaca dış duyular olma- dığı zaman hayal beslenmiyor; ne ise o olarak kalıyor.
Sayfa 80·Kitabı okudu
Alıntı