Hakiki sahibimin ihsan ettiklerini O'nun istediği gibi kullanmaya çalışmakla elde edilen neticeleri kendimden bilmek, O'nun mülkünü gasp etmek gibi bir şeydi.
Yeryüzü zihnimde bir eczane gibi belirmişti. Âlem denilen büyük eczaneden bütün dertlilere ilaç ve dermanlarla şifa dağıtılıyordu. Râhim bir Zat'ın şefkatli güzelliği, zeminin yüzünü şifalarla boyuyordu.
Hep aynı yere doğru giden bir kayığın içindeydim. Bir mezar taşından diğerine doğru kürek çekip duruyordum. Bunların hepsi ölümle sonlanacaktı. Attığım her adım, ölümle sonlanmadan benim zihnimde sonlanıyordu.