Aylak Adam'ı ikinci okuyuşum.
Onun katmanlı yapısını daha iyi anladım artık. Kendisi ismi gibi aylak aylak dolaşan biri. Kendisinin de bahsettiği tutamak sorunu için bir cevap aramaya çalışmakta. Ki cevabını da bulur "gerçek sevgi, bir kadın" idir. Onu daha iyi tanıyabilmek için çocukluk anılarına bakmak gerekir zira şu anda yaptığı birçok hareketin kaynağı yaşadıklarıdır. Küçük yaşta annesini kaybetmiş ve teyzesi ona bakmaktadır. Babasından nefret etmekte çünkü eve gelen hizmetçilere ve teyzesine sulanmaktadır. Korkunç bir kadın düşkünlüğü...
Ona karşı nefretini birçok kez dile getirir.
'Görürsünüz adam olmayacak bu çocuk'
"Konuşmadım, sevinirdim. Babam adamsa ben olmayacaktım" ayrıca bir yerde babasının parasını kullanirken "Çalınmış para yerim ben" der.
C. yabancılaşma ve arayışın içerisinde debelenen biri. Bulduğunu sandığı tutamakları tek tek elinden gitmekte ve bunu durduramaz kadere yüklemektedir.
Yusuf Atılgan, bilinç akışı, iç konuşmalar ve bunalımları günlük yaşantıya çok iyi yedirmis rahatsız olmak isteyene fena kitap. Anayurt Oteli daha iyi olsa da bunu da okumamak hata olur. Fena kitap.
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971bin okunma
Yontulmamış, kaba saba, nasırlı ellere sahip, vücudu çiziklerle kaplı, konuşması çok kaba olan, üzerinde denizin kokusunu taşıyan bir karakter Martin Eden. Kitaplara şefkatle dokunan, bilmediği kelimelere hayranlikla bakan saflık abidesi. Arthur isimli arkadaşı vesilesiyle hayatının aşkını ve sonunu getiren Ruth ile tanışır ve upuzun bir çabalamayla gayret dolu bir kendini ispat etme macerası başlar. Ruth ile birlikte olabilmek için değişmek istediğini ve onların gibi bir yaşantısı olmasını ister. Dil bilgisi kuralları öğrenmeye çabalar, konuşmasını daha oturaklı hale getirmeyi ister. Bunun yanında para kazanmasi da gerekmektedir ve tekrar denize de açılır. Orda okuduğu kitaplarla mesleğinin yazar olması gerektiğine kanaat getirir ama hiçbir kişi ona sahip çıkmaz. Bunun sonucu kendisini bireyciliğe o kadar kendini kaptırır ki içine girdiği topluluğun parçası olmak onu karanlık sularda dibe ulaşmasına yol açar. Özendiği burjuva ortamının iç yüzü onu anlamsız, kayıtsız ve mutsuz etmiştir. Martin Eden öylesine aramızdan ve doğal bir karakter ki onun yaptıkları, hissettikleri, etkilendiği düşünürlerle kişiliğine eklenen parçalar hepsi insanın yaşadığı çalkantılar ve deneyimleriyle elde ettiği benliği ni oluşturmasını görebiliyoruz. İlk okuduğum zaman lise 2. Sınıf olması gerek. O zamanlarda bile bitirdikten sonrasında etkisi hala sürmüştü ve birkaç gün Martinin eksikliğini hissetmiştim. Şimdi üniversitedeyken ve Martinin yaşına yaklaşmışken okumak apayrı bir deneyim. Onunla birlikte çamaşırhanede çalışmış, yazdığı satırları onunla birlikte düşünmüştüm. Martin'de herkes kendine benzer bir kırıntı bulacaktır.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,9bin okunma