Hüseyin A.

Hüseyin A.
@Lizardking_
Abidik gubudik ,ne idiği belirsiz part time okur. Boş işler ve düşün emekçisi
8/10
·232 syf.·
2026 14. kitabı
Yanlış Batılılaşma konusunu en iyi işleyen kitaplardan biri olduğunu söyleyebilirim çünkü dönemin birçok kitabında belli başlı tiplemeler vardır ve hiçbir koşulda değişmezler. Bu kitap da aslında var: Naim Bey eskiyi ve konak yaşamının devamını istemekte. Oğlu ve torunun yaptığı hal ve hareketler onun için apayrı bir dünyayı temsil etmekte. Seniha ailenin en genç nesli olarak Batıyı temsil eden Faik Beyin çekiciliğine kapılmakta ama aynı zamanda kumar iptilasından da kurtulamamaktadır. İlk başta bana yavan gelmişti bu tiplemeler ama gittikçe aradaki ilişkiler karmaşıklaşmış ve kararlar farklılaşmıştı bu yüzden hem dönem şartlarını hem de eleştiri okumak isteyenler okuyabilir.
Kiralık KonakYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 202321,8bin okunma
Reklam
7/10
·309 syf.·
2026 2. kitabı
İçinde birçoğumuzun duyduğu ama belki de felsefelerini tam bilmediğiniz filozofların hayatımızı nasıl içten içe sarıp sarmalayarak bize onların sayesinde hayatımızda yönümüzü tayin edebilmemize pusula olacak bir kitap. Sokrates, Epikuros, Seneca,Montaigne,Schopenhaur ve Nietzsche'nin yaşamlarını ve felsefi yanlarından nasıl faydalanabileceğimizi gösteren bir eser. Okuması oldukça basit ve anlaşılır bu yüzden belki de akademik bir felsefe kitabından ziyade bunu okumak daha keyif verebilir insanlara. En sevdiğim kısımlar Sokrates, Montaigne ve Nietzsche oldu. Sokrates sayesinde toplum doğrularının doğru temele dayandığına inandığımızı çünkü cok uzun zamandır çok sayıda insanın bu temel uzerine kurulmuş olan düzene uygun davranmakta olduğumuzu söyler. Ama herkesçe kabul edilen bu düzeni sorgulamaya başlamak, garip, hatta saldırgan diye nitelenmemize yol açacaktır. Sokrates bizlere bu doğru düşünülen şeyin topluma göre şekillenmemesi gerektiğini önemli olanın bilgi olduğunu vurgular. Montaigne birçok konuda okumuş ve yazmış bir düşünür. Denemelerinde özellikle bütün düşündüklerini şeffaflıkla yazdığını soyluyor. Kitapta da beni en çok etkileyen kısımlardan biri olan entelektüellere giydirdiği kısım. O genel entelektüel algısının çok yapmacık olduğunu ve anlaşılması zor olan eserlerin tembellikten kaynaklı anlatilamadığını söyler. Bunun yanında bizi birçok kuralı da yapmacıkla bağdaştırmaktadır." Kullanılan dil gözümüzü korkutmasa, fikirler en açık biçimde ifade edilmiş olsa da kitapları cok ciddiye almayalım ayrıca bütcemizdeki açık, egitimimizdeki eksiklik yüzünden ya da kılık kıyafetimiz basit, sözcük dağarcığımiz sebze halinde çalışan bir adaminkinden fazla değil diye budala olduğunuzu düşünmekten kacinalim." Nietzsche gelirsek kendisi acı çekmekten kaçınmanın bir
Felsefenin TesellisiAlain de Botton · Sel Yayıncılık · 20224,261 okunma
10/10
·112 syf.·
Beğendi
·
2025 36. kitabı
Yılın sonunda okuduğum en iyi kitaptı. Firdevs'in çöküşlerle ama en sonunda gerçeklerin gücüyle hayatta kaldığı ve bilinciyle hiçbir gücün etkisinde kalmayıp özgürleştiği ve bu gücünden idam edildiği bir hikayedir. Doğuşuyla birlikte ailesinden başlayan erkek hegemonya dünyaya fırlatılır Firdevs. "Babam; cahil, yoksul bir köylü olan babam, yaşam hakkında çok az şey bilirdi. Karı nasıl dövülür, anasından emdiği süt her gece nasil burnundan getirilir" babası böyle biridir ve cehennem daha ölmeden başlar. Allahın adını anıp, kısık sesli dualarını okuduktan sonra karılarını döven ve kadınları sadece birer arzu nesnesi, ele geçirilmesi gereken bir obje, cinselliklerini giderecek birer eşya olarak görürler kadınları burda. Firdevs büyüyünce annesi yoktur artık onun yerine gözlerine hiç ışık değmemiş bir kadın gelmiştir eve. Firdevs onun annesi olmadığını anlasa da babası onun annesi olduğunu söyler. İkisi de ölünce bacaklarına dokunan amcası onu Kahireye götürür ve evden kurtulduğu sanılan Firdevs yüzleşeceği her bir erkekle yeni kokuşmuş bir deneyim yaşayacaktır. Küçük yaşta evlendirmeye çalışırlar hatta onun yaşındakiler çoluk çocuğa karışmıştır. Bunun üzerine kaçmak ister ve sokağa adım atar ama o küçük bir çakıl taşıdır sadece. "Karanlığın içinde birden bir çift göz algıladım, daha doğrusu bu gözlerin bana yöneldiğini hissettim; yavaşça bana yaklaşıyorlar. Bakışlar önce merakla ayakkabılarıma çevrildi, orada bir an durdu; sonra yavaşça bacaklarıma, kalçalarına, karnıma, göğüslerime, boynuma çıkmaya başladı; sonra ayni soğuk merakla gözlerime dikildi." Bu olaydan sonrası Şeyh Mahmut'un nasıl karısı oldugunu bilmez. Daha nicelerini yaşar Firdevs. Saygın bir kadin olmak ister. Kendisinin değerini öğrenir. Çarpıcı bir kitap
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,4bin okunma
Tutku ve Şiddet
7/10
·272 syf.·
2025 35. kitabı
Frederick isimli kelebek koleksiyoncusu vergi dairesinde çalışmaktadır. Miranda isimli kadına karşı derin hisler sonrası onu saplantı haline getirir." Sonradan gerçeğe dönüşecek bir düş kurma hakkını kendime ilk kez o gün tanıdım. Bir adamın saldırısına uğramasıyla başlıyordu, ben de koşup onu kurtarıyordum. Daha sonraları saldıran adam ben oldum bir şekilde ama onu incitmiyordum, onu kapıp minibüsümle uzaktaki bir eve götürüp, kibarca tutsak ediyordum".Oynadığ bahisler onu zengin yapar ve artık engel tanımaz. Belki de kendimi kaptırıp hayallerimde biraz ileri gittim ama fazla pişmanlık duymadım çünkü aşkımın ona yaraşır olduğunu biliyordum diyerek kendini haklı çıkarma çabasına girer. Frederick'in bu saplantılı duyguları, Miranda'dan kabul görmesini istemesi aslında tezatlık oluşturmakta. Frederick onun her istediğini alır, birçok şeyi yapmasına izin verir, dışarıya belirli zamanlarda çıkartır, Miranda'ya elini sürmez. Burda bir masumluk görüntüsü oluşturmaya çalışsa da Miranda'nın gözünden okuduğumuz yerlerde bariz bir özgürlüğe kastetmenin görüntüleri görülebiliyor."Bir zindanda yaşamayan hiç kimse, buradaki mutlak sessizliği anlayamaz" der. Hatta onun bir insan değil, insan kıyafetine bürünmüş bir boşluk olduğunu söyler. İkisi arasında aslında bir noktada iki farkli tabakadan gelen insanın uçurumunu anlamakta mümkün. Frederick bir sonradan görme denilecek bir tiptir. Miranda için onun sevebileceği müzikleri, tabloları, elbiseleri almakta ama onlara dair hiçbir bilgisi yoktur. Miranda ise sunulan eşyaların özelliklerini ve detaylarını bilse de Frederick'e özellikle anlatmaya çalışırken içindeki aşağılamayı hep görürüz. Bunu onu tutsak tuttuğu için değil yaşanan statü farkından kaynaklandığı söylenebilir. Elbette ki o anda yaşanan sinir, hınç, çaresizlik her şeyin
KoleksiyoncuJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 202411bin okunma
Viy'i getirin!
7/10
·125 syf.·
2025 32. kitabı
Üç farklı hikaye içeren bu kitapta korku öğeleri beni oldukça tatmin etti diyebilirim. Atmosferi betimleyişi, büyücülerin ve cadıların o kokuşmuş havasını güzelce akıtan bir eserdi bence. Gogol çok sevdiğim biridir bu yüzden bu kitabini da aldım. Yazım tarzı bakımından farklı ama tasvirleri bence ilgi cekiciydi. Karakter olarak büyücü ve cadıların kötülüğünü güzel betimlemis. Bir kabusun içinde canavarlara karşı koyamadığım hissine kapıldım özellikle cadıların yaptıklarını okurken. En sevdiğim sanırım İvan Kupala Arifesi Akşamı oldu. Şeytanla yapılan anlasmanin ters tepmesi ve o çaresizlik çok koydu insana ve bir öbek kül.
ViyNikolay Gogol · İthaki Yayınları · 2020562 okunma
Reklam