Kendi niteliklerimizi, değerlerimizi, garip bir akıl karışıklığı içinde, hem anlayamayacaklarını, " elbette bilemeyeceklerini" söyler, sonra da bunları bilir gibi davranmalarını isteriz.
Bir arada yaşayınca, ötekini düşünür, ötekinin kaygısını tanırsınız elbet. Ona dokunan size de dokunmuştur, onu sevindiren sizi de sevindirir. Ama ötekinde kendi izdüşümünü aramak hiç gerekmez.