Kalbe dokunmasını biliyorlar, ama kırarak...
İnsanı sessiz kalmaya zorlayan acı, onu bağırmaya zorlayan acısından çok daha ağırdır.
Ve bilmiyordu kimse yüreklerimizden uçan üzgün güvercinin inanç olduğunu...
Kimse götürmeyecek beni kırlangıçların şölenine.. Uçmayı hayal eden kuş, ölmek üzere...Benim payıma düşen, terk edilmiş merdivenlerden inmektir, ve ulaşmaktır bir şeylere çürüyüşte ve gurbette..Uçmayı öğrenmeden göçmeye mecbur kalmış bir kuş gibi kalbimiz.
Bir insanın Sükutundan bir şey anlamayan, Kelamından da bir şey anlamaz.
Biraz vicdan, biraz bahar,
Biraz yağmur, biraz hayâl,
Bir kaç kitap, çokça umut.
Herkese iyi gelir.
Bir acının resmi çekilmiyor. Bir de sevdanın. Çizgiler gelip insanın yüzüne yapışıyor.
İnsan, acıdan, ayrılıktan, hasretten, beklemekten, yoksulluktan üşür. Ama en çok çaresizlikten üşür. Dünyada yüzlerce milliyet, dil, din, mezhep olabilir. Ama sadece iki çeşit insan var. Vicdanı olan ve vicdanı olmayan.Biri vardır ama yoktur. Biri hem sizindir hem de asla değil. Biri, hem hissettikleriniz hem hissizliğinizdir. Hem içinizdeki kahkaha hem sessizliğinizdir.