Loki

Loki
#206694328 #202721212 #204499584 “Ormanda yol ikiye ayrıldı ve ben daha az kullanılmış olanını seçtim. Bu hayatımdaki tüm farkı yarattı.” -Dead Poets Society (1989)
“Kimliğini suistimal edip mağduriyet silahı haline getirme” diye genelleme yapmak, meseleyi tersinden okuyor. Çünkü tarih boyunca insanlar tam da kimlikleri yüzünden baskılandı: etnik kökeni
Yeter

Gordon Freeman

@Gordon_Freeman
·
Kimliğini suistimal edip mağduriyet silahı haline getirme
Girdiği her ortamda radikal görüşünü, etnik kimliğini vb. avazı çıktığı kadar haykıran tiplere dikkat edin. İnsanları canından bezdirene kadar kendi durumlarını onların gözlerine gözlerine sokarlar, tepkiyi alınca da mağduru oynarlar. Bu, bilinçli bir şekilde yapılan bir taktiktir. İstisnasız her azınlık bunu yapar. Örneğin; Her fırsatta Kürdüm der, yeter sus deyince ırkçılıkla suçlar. Her fırsatta eşcinselim der, yeter sus deyince lgbt düşmanlığıyla suçlar. Her fırsatta feministim der, yeter sus deyince cinsiyetçilikle suçlar. Her fırsatta ateistim der, yeter sus deyince yobazlıkla suçlar. Kimlikler önemli değil, zaten kimsenin kimliğine laf ettiğim yok. Bunlara ve çıktıkları fabrikayadır lafım. Örnekler de elbette çoğaltılabilir. Yeni yıldan beklentim, böyle işgüzar tiplerin artık bitmesidir.
1000Kitap
LGBT/LGBTQ+ kavramı “herkesin herkese ilgi duymasını normal göstermek” için ortaya çıkmış bir proje değildir. Burada anlatılan şey, insanların cinsel yönelimlerinin ve cinsiyet kimliklerinin farklı
Lgbt Hakları İnsan Haklarıdır
Gönderi kullanım dışı
“Doğal olanı bozan her sistem önce çocukları hedef alır” gibi büyük laflar edip, ardından da “ilkokul çağındaki çocukların %45’i kendini LGBT diye adlandırıyor” gibi kaynağı belirsiz, yöntemi
Lgbt Hakları İnsan Haklarıdır
Gönderi kullanım dışı
Bir insanın kim olduğu, kimi sevdiği, nasıl bir hayat kurduğu sana saygısızlık etme hakkı vermez. Bu, fikir beyanı falan değil. Bir grubun varlığını zımbırtı diye küçümsemek; onları hedefe koymak, onları aşağılamak ve normal dışı ilan etmektir. Bunun adı tüketici hassasiyeti değil ayrımcılıktır. Cinsel kimlik bir trend, bir kampanya değildir. Bu, yaşayan insanların gerçeğidir. Sen bir şirkete kızabilirsin, bir markayı beğenmeyebilirsin, alışveriş yapmayabilirsin. Bu senin tercihindir. Ama bunu yaparken insanların kimliğini hedef alıp “n’oluyor size” demek; orada duran gerçek insanları yok saymaktır. Senin öfke boşaltmanla kimse ortadan kaybolmuyor; sadece toplumda daha fazla korku ve baskı üretiliyor. Üstelik “yerli gavur” gibi laflarla işi körüklemek, meseleyi daha da çirkinleştiriyor. Birisini “gavur” diye etiketleyip insanlık değerini düşürmeye çalışamazsın. “Efendi gibi satış yapın oturun” demek kolay; ama hangi “efendilikten” söz ediyorsun? İnsanları kimliği üzerinden aşağılamak mı efendilik? Asıl sorgulanması gereken bu. Ve en önemlisi, kimsenin kimliği senin ahlak polisliğine tabi değil. Senin hoşuna gitmiyor diye bir grup insanın varoluşunu küçümseyemezsin. “Ben böyle düşünüyorum” bahanesiyle insanları aşağılayamazsın. İfade özgürlüğü, başkasını hedef alıp aşağılamanın kılıfı değildir. Eleştiri başka şeydir; aşağılamak ve damgalamak başka.
Lgbt Hakları İnsan Haklarıdır

Esmanur

@Deryadilhnm
·
Tabi ters köşe yapan firmalar oldu mesela Bim'in Dost sütü, kabul edelim isminden ötürü Hacı Şakir'de az suçlu değil amma velakin artık boykot ürünlerini az biraz öğreniyoruz da benim en çok sinirlendiğim yerli Farmasi firmasının lgbt zımbırtısı destekçisi olması yani n'oluyor size efendi gibi satışınızı yapın oturun!
Kadir Mısıroğlu
Kadir Mısıroğlu
'nun dediği gibi "Bizim yerli gâvurlar, gavûrdan daha şêdid gâvurdur."
Boykot çağrısı
Atatürk’ün fotoğrafı bir tercih, bir zevk ya da ideolojik süs değildir. Bu ülkenin kamusal alanlarında varlığı, tarihsel bir gerçeğin ve bedeli kanla ödenmiş bir mücadelenin sonucudur. Bugün o eczaneyi açabiliyorsan, o tabelayı asabiliyorsan, kadın olarak orada çalışabiliyorsan, eğitim alıp diploma sahibi olabiliyorsan; bu, tesadüfen değil Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu Cumhuriyet sayesindedir. Bu yüzden “isterse asar, istemezse asmaz” gibi bir tartışma yoktur. Bu topraklarda Cumhuriyet’in sağladığı imkânlarla ticaret yapan, meslek icra eden herkes, o Cumhuriyet’in kurucusuna saygı göstermek zorundadır. Bu bir dayatma değil, tarihe karşı bir sorumluluktur. Nasıl ki bir ülkenin bayrağı “isteğe bağlı” değilse, bu ülkenin kurucu lideri de keyfe göre yok sayılacak bir figür değildir. Bu ülkede dinini de, mesleğini de, kimliğini de özgürce yaşayabiliyorsan, bu laik Cumhuriyet sayesinde mümkündür. Atatürk’ün fotoğrafına tahammül edemeyen biri, aslında o özgürlüğün kaynağına tahammül edemiyordur. Kaldı ki ironik olan Atatürk’ü duvarda görmekten rahatsız olanlar, onun açtığı yolda yürüyerek kazandıkları haklardan zerre feragat etmezler. Ne miras hukukundan vazgeçerler, ne medeni kanundan, ne kamusal alandan. Ama konu sembole gelince rahatsızlık başlar. Bu, samimiyetsizliktir. Sonuç olarak; evet, o fotoğraf orada olacak. Çünkü o eczane, o şehir, o ülke Atatürk sayesinde var. Beğensen de beğenmesen de, kabul etsen de etmesen de bu tarih değişmez. Bu bir saygı meselesidir, bir vefa meselesidir. Ve bazı gerçekler, kişisel kanaatlere göre tartışmaya açılmaz.
Atatürk

Esmanur

@Deryadilhnm
·
Ne demek eczanede atatürk resmi yok
içeri bir amca girer, tansiyon ilaçlarını, değerini vs sorar. Sonra gözleri bir şeyleri arayarak duvarlara bakarken saate mi bakmıştın diye sorar kız. Hayır Atatürk'ün fotoğrafını arıyorum der amca. Tamam işin rengi belli oldu diye içinden geçiren kız, yok amca neden sordun diye geri cevap verir. Sonra taa masasına kadar gelerek anlatmaya başlar. Yok şöyle kahraman böyle muazzam, zekası dillere destan öngörüsü milleti kurtaran falan falan filan. Tâbi baygın gözlerle dinleyen kızın gözleri İslam deyince açılır. Neymiş İslam ile başını kapatınca bilimden geri düşmüşüz, Atatürk bilime çok önem verdiği için biz insan gibi hayat yaşamışız ve daha niceleri. Tabi yeni bir önerme yok, klasik kemalist söylemler. İnsan biraz özgün olur, beyin fırtınası yapar ama nerdeee. Dediği her şeye anında cevabı yapıştıran kız, amcanın ukala tavrına ya sabır çekerek ah ulan amca yürü git işine diyorken amca gittikçe hiddetli konuşmaya başlar. Ama kız nezaketiyle, sakin ama mantıklı cevapları ile amcayı ezer lakin amca bunu anladı mı bilinmez. Gökten düşen üç ilaç da senin üzerine be amcam🙄. Bugün de sana dua edeceğiz demek.
Allah'ım akıl fikir