Bizlere okulda öğretilen tarih genellikle "beyaz erkeğin" tarihidir. Beyaz erkeğin dünyayı fethetmesi, diğer devletlerle olan mücadelesi ve galibiyetleri anlatılır bizlere. Roma İmparatorluğunun çöküşü, İstanbul'un fethi, Amerikan Bağımsızlık Savaşı ve modern dünya savaşları... Bunların hepsi tabi ki de önemli gelişmelerdir fakat sadece beyaz erkeğin dünyadaki hikayesini anlatır. Peki ama tüm bu olaylar yaşanırken kadınlar neredeydi, siyahiler ne yapıyordu ya da işçilerin durumu nasıldı? İşte sol eğilimli yazar Eduardo Galeano'nun ana odağı bu soruya cevap verebilmektir. Okul kitaplarında Amazon kadınlarının da en az erkek-egemen toplumlar kadar güçlü bir organizasyon oluşturdukları, Antik Mısır'da tanrıça İsis'in kocasının (tanrı Osiris) beden parçalarını toplayıp onları birleştirerek kocasını nasıl hayata döndürdüğü (her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır :)) ve Atlantik köle ticaretinde kölelerin karşılaştığı zorluklar anlatılmaz. Ataerkil sistem tüm bu tarihsel gerçekleri görmezden gelmeyi seçse de Galeano tarihte ezilenlerin sesiyle okuyucuya farklı bir tarihsel perspektif sunuyor.