Evrenin yoktan var olduğunun kabulü şu sonuçları gerektiriyordu: Evrenin kendi kendine var olması mümkün değildir. Onu var edecek bir Özne, Yaratıcı bulunmalıdır. Bu Özne'yi beş duyu ile algılamak olanak dışıdır. Çünkü, duyularla algılanabilecek bir şey, cisimlerden bir cisim, bu nedenle de evrenin parçalarından bir parça olacaktır kaçınılmaz olarak. Dolayısıyla, bir yaratıcıya muhtaç olacaktır. O yaratıcı da üçüncü bir yaratıcının varlığını zorunlu kılacaktır.
Yoksa Yaratıcı'da önce yaratmadığı şeyi sonradan var etmesini, yaratmasını gerektirecek bir değişiklik mi ortaya çıktı? Eğer böyle bir değişiklik olduysa, bu değişikliği ortaya çıkaran nedir?
Nitekim topraklar, taşlar, madenler, bitkiler, hayvanlar ve diğer ağır cisimlerin tümü, ortak oldukları ilk biçim nedeniyle birbirlerine benziyorlardı. Bunlar engellenmedikleri sürece, söz konusu biçim nedeniyle, aşağı doğru hareket ediyorlar, yukarı doğru atıldıklarında, bir miktar yükselmekle birlikte, taşıdıkları biçim nedeniyle, hemen aşağı iniyorlardı.
Gövdenin içinde, gözden gizli bir organ vardır. Diğer bütün organlar, canlılıklarını ondan alırlar ve ona bağımlıdırlar. Hastalık, işte o organdadır. O organı sağlığına kavuşturmak, diğer bütün organları da sağaltmak olacaktır.