Az önce oğlum Aras (şimdi 14 yaşında), hafif bir mahcubiyetle “Anneee, sana küçük bir sürprizim var” diyerek Anneler Günü hediyesini erkenden vermek istedi. Elinde iki saşe kedi maması ve bir gofret vardı. Üç mama almış; birini yolda karşılaştığı bir sokak kedisine vermiş. Kalan iki mamayla da yarın, benim için, bir kediyi doyurmak istediğini söyledi.
Gündelik hayatın sıradan akışı içinde, neredeyse fark edilmeden gelip geçen anlar vardır; fakat bazıları, taşıdığı anlamla zamanı yarar ve insanın içine yerleşir. Bu da onlardan biriydi. Çünkü o an, bana bir “hediye”den çok daha fazlasını sundu: Bir terbiyenin sessizce meyve verişini.
Eğitim dediğimiz şey, çoğu zaman kelimelerle tarif edilmeye çalışılsa da, aslında bir varoluş hâlidir. Ailede başlar; en çok da annenin kurduğu o görünmez ama derin iklimde şekillenir. Çocuk, söylenenin değil; yaşananın, hissedilenin ve tekrar edenin dilini öğrenir. Vicdan, öğretilmez; teneffüs edilir.
Kendi içime dönüp sorduğum o kadim soru —“Onu gerçekten doğru yetiştirebiliyor muyum?”— bu kez cevabını bir davranışın sadeliğinde buldu. Bir canlının ihtiyacını fark eden, onu kendi meselesi kılan ve elindekini tereddütsüz sunabilen bir yürek… Eğitimin en rafine, en sahici tezahürü bundan başka nasıl görünür?
Belki de hakikat, en çok bu tür anlarda kendini ele verir: Gürültüsüz, iddiasız ama derin. Bir çocuğun merhametinde berraklaşan değerler, uzun cümlelerin, büyük teorilerin ötesinde bir anlam taşır.
Bugün, bir anne ve bir eğitimci olarak, bana verilen bu mütevazı ama derinlikli armağanın karşısında, içimde sessiz bir şükranla kaldım.
Sosyal medyada dolaşan “Bir öğretmen gönle dokunsa, kimse suç işlemez” romantik önermesi, hayatın çok katmanlı gerçekliğini tek bir nedene indirgeyen naif bir determinizm. Oysa hayat bu kadar lineer değildir.
Bugün öğretmen; veli hassasiyeti ve aşınmış otorite arasında sıkışmış durumda. Disiplin rencide, düşük not yetersizlik sayılıyor. Yüzlerce öğrenciyle hem akademik mükemmeliyet hem duygusal rehberlik, kusursuz iletişim beklemek, eğitimi ütopya sanmaktır. Eğitim romantik bir masal değil; sınırları olan bir emektir.
Serap Becit