Tüm bunlar nasıl oluyordu? İnsan başkalarını nasıl yargılıyor, hüküm veriyordu? Yarım yamalak düşünüp nasıl "hoşlanıyorum yada hoşlanmıyorum" diyebiliyordu? Ve bu sözcükler neyi ima ediyordu
Bazı ayrılıklar vardır ki ölümden beterdir.
Tükenir insan.
Sevdiğinin başına gelecek şeyler ürkütür onu en çok.
Ayrılık gönüllerde hep bir yara ve sızı.
Kader, der insan, kader.
Sevdiğinden hiç ayrılmasa insan.
Sonsuza dek ve muhabbetle baksa.
Kartal bakışlı gözlerden çakan ışık aydınlatsa sonsuza dek.
Geleceğe yürüse payitaht'ın kadim varlığı.
Düş değil gerçek olan bu direnç.
Ne çetin bir savaş.
Ne az biliyor insan.
Ne büyük ne güçlü bir iman,
Bütün varlığın ile seni sarıp sarmalayan.
Allah'a sunacağım.
Susmayacağım mizanda,
Ben diyeceğim, ben şahidim.
Ben bilirim, hem de en iyi bilenin.
Allah'ım!
Her nefesinde seni Allah bilerek yaşadı.