Fareli Köyün Kavalcısı, aslında sihirli bir kavalı olan fare avcısı bir adam. Hamelin köyünü farelerden kurtarmak için köy halkıyla pazarlık ediyor ve sonunda anlaşılıyorlar. Kavalcı , köyü farelerden temizliyor ama köy halkı parasını ödemeyince köyün 130 çocuğunu alıp gidiyor.
Bu öykü aslında bir gerçekliğe gönderme yapıyor. Gerçekten de Ortaçağ Avrupa'sında kentler o kadar çok fare baskınına uğruyor ki sonunda çevre sakinleri, bunlarla başa çıkabilmek için özel fare avcıları tutuyorlar. Veba korkusu karşısında çocukları anne babalarından ayırıp yeni yerleşim merkezleri oluşturuyorlar. Avrupa'nın pek çok köy ve kasabasında çocuklar bir gecede ailelerinden alınıp bilinmeyen yerlere gönderiliyor. Hatta bazı tarihçiler bu çocukların pek çoğunun Haçlı savaşları için toplandığını söylüyor.
...
İşte bu yüzden çocuklarını gönderen ya da onların gitmesine izin veren anne ve babalar daha sonra öylesine suçluluk duygusuna kapılmışlar ki kendi utançlarını örtmek için suçlarını, üstüne atacakları bir "Fareli Köyün Kavalcısı " masalını uydurmuşlar. Fareli Köyün Kavalcısı, 1300 yılından beri gerçek öyküsünü saklayarak anlatıla gelen bir çocuk masalı .
(Meraklısına Not:
Ortaçağda kedilerin birer şeytan olduğuna inanan Hristiyanlar, onları toplu olarak öldürüp yakmışlar. Dolayısıyla kedilerin yokluğunda fareler çoğalmış ve Kara Ölüm denen veba hastalığı da o dönemde bütün Avrupa'yı sarmış, kitlesel ölümlere neden olmuş .)
Çocuklar öylesine kanıksadılar ki ekranlarda izledikleri savaş görüntülerini, gerçeklik ile sanal oyunları birbirinden ayıramıyorlar. Her gün birbiri ardına piyasaya sürülen bu oyunlarda dünyayı iyiler ve kötüler diye ikiye ayıran çizgi kahramanlar görülmemiş silahlarla dünyayı kötülerden kurtarmaya çalışıyorlar.Akıldan yoksun güçlü ,pazulu , donanımlı, ölümsüz kahramanlar çocuklarımızın dünyasına çarşaf , tişört , defter kabı, oyuncak olarak girmeye devam ediyor. Artık oyuncakçı dükkanlarının vitrinlerinde tank , top, tüfek, tabanca, fişeklik, komando elbisesi , x-Ray dürbünleri ve plastik kamalardan başka bir şey görmüyorsunuz.
Kızlar sürekli süslenip boyanmaya, yeni saç modellerine ,telefonda konuşmaya, erkek arkadaş edinmeye sosyal paylaşım sitelerinde dolaşmaya, içi boş sözlerle dolu pop şarkılarına ve o şarkıcıların posterleriyle duvarlarını süslemeye yönlendiriliyorlar. Düşünmeyen araştırmayan çocuklar istiyor birileri. Bu kültürü onlara taşıyan anne babalar ise durmadan çocuklarının hiçbir şey okumadıklarından yakınıyorlar.