O büyük ve muazzam zamanda unuttum
Kanatlarım çok oldu üşüyor benim
Bu beyaz ıssızlıkta göğsüme düşüyor
Bu yüzden eğik boynum.
Bir kuşun anısı kalmış bende, saklı
Bundan gözlerimdeki kayalık
İçimdeki serseri buzullar
Dürtme içimdeki narı
Üstümde beyaz gömlek var.
Tebessümmü eksiltilmiş yeni yüzleri var toprağımın,
Yerini yas ile çoğaltmış mateme bürünmüş...
Oysaki ne kadar da tezcanlıydı filizlenirken nisanin yağmurunda.
Yanmış bir yüreği var toprağımın, Kızılçamları bir başka can çekişiyor...
Bir başka çığlıkları var hiç duyulmayan börtü böceğin...
Yuvasını kaybeden kuşları var toprağımın...
Kızıllıklar arasında cılız ötüşlerle can veren,serzenişi eksik kalmis ağıtları hic duyulmayacak olan,
Nasılda utanmışlığı var örtüsüz bırakılmış toprağımın...
Yeşilinden alınmış beyazları çalınmış .
Sayısız renkleri eksiltilmiş, kanatılmış; Kelebeklerine karşı mahcup edilmiş...
Kelebekleri dahi yok edilmiş Kaplumbağası hiç bu kadar hızlı koşmamıştı çaresiz, biçare...
Her biri diğerinden şaşkın mazlum dilsiz canları var toprağımın
Tavşanı sincabı ceylanı...
Nazlı nazlı açan çiçeği ölmüş toprağımın,
Seherde öten bülbülün ötüşü yok olmuş toprağımın ...
Eksilmiş,
Eksiltilmiş...
Oysa ki umuda açılan sabahı vardı toprağımın;
atları dört nala vurmuş,
Tırtılları yol almış,
Kavakları,
Ihlamur kokulu boy boy dizilmiş ağaçları,
yuva yapmış serçeleri,
Uğur böcekleri....
-Deniz Köpüğü🌊