Bu tuvalet eskiden erkekler içinmiş. Buradaki aynalar da donuk gri metal dörtgenlerle değiştirilmiş, ama pisuarlar hala orada, bir duvar boyunca sıralanmış, sarı lekeli beyaz emayeden. Tuhaf biçimde, bebek tabutlarına benziyorlar. Erkek yaşamının çıplaklığı tekrar şaşırtıyor beni. Duşlar basbayağı açıkta, bedenler inceleme ve karşılaştırma için meydanda, mahrem yerlerin teşhiri. Niçin yaparlar bunu? Hangi güven tazeleme amacına hizmet eder? Bir nişanın sergilenmesi, ey ahali bakın, her şey yerli yerinde, ben buraya aitim. Köpeksi havayı koklamalar.
Adem, Havva, yasak elma, şeytan... Aslında her şey tam olarak bildiğiniz gibi. Kitap size farklı bir hikaye vaadetmiyor. Fakat öyle masalsı, öyle güzel bir dille yazılmış ki okurken kendinizden geçiyorsunuz. Nazar Bekiroğlu kalemine yakışır bir eser. Bu kadar bilindik bir hikayeyi böyle bir hale getirmek ustalık işi. Okuyun ne demek istediğimi anlayacaksınız.
Stephen King kendi yaşantısını anlatarak başlıyor, yazmak üzerine bilgi ve tecrübesini paylaşarak devam ediyor. Yazmaya çok ilgim olmasada King okuyucusu olarak bu kitabı atlayamazdım. Üstadın kendi yaşantısını kendi bakış açısı ile okumak bir hayli ilginç ve zevk verici. Çocukluk döneminden, üvey abisi David ile ilişkisinden, kütüphanede tanıştığı eşinden, Carry kitabına başlamasından, alkol problemine kadar tüm mahremini bize aktarıyor. Bu kitabı okuduktan sonra hemen her kitabında kendi yaşantısından parçalar olduğunu farketmek işten bile değil. Özellikle alkol problemi yaşadığı zamanları okurken Shining kitabındaki Jack karakterinin yazarın birebir kendisi olduğunu farkediyorsunuz. Her King severin okuması gereken bir kitap. Yazmak üzerine ilginiz varsa yine size çok şey katacaktır.
Yazma SanatıStephen King · Altın Kitaplar · 20071,254 okunma
'Türklerin zeki ve kurnaz olduklarını, böyle şeyleri yutmayacaklarını, son gününe kadar bu angaryaya katlanmalarını ve durumlarını daha feci hale sokmamalarını söylüyorlardı.'