Sıfır Noktasındaki Kadın
Sanki gözleri gözlerime daldığında ölmüştüm. Sf. 18
Geçmişimde, çocukluğumda kayda değer bir şey yoktu; ne
aşk ne de başka bir şey. Bu yüzden benim söylediğim her şey gele-
cekle ilgiliydi. Çünkü gelecek, istediğim renklerle boyamak üzere hâlâ benimdi. Özgürce karar vermek, istersem değiştirmek üzere
hâlâ benim... Sf. 35-36
"Bakışlarında âşık olduğunu söyleyen bir şey var."
"İnsanın bakışlarında aşkı ele veren ne olabilir ki?"
Başını sallayıp, "Bilmiyorum," dedi. "Fakat özellikle senin,
aşksız yaşayamayacak biri olduğunu hissediyorum."
"Ama ben aşksız yaşıyorum."
"O halde yaşamın bir yalan; ya da hiç yaşamıyorsun." sf. 36
Bütün bu hükümdarların erkek olduğunu keşfettim. Ortak
yanlan hırslı ve çarpık bir kişilik, paraya, cinselliğe ve sınırsız gü-
ce karşı doymak bilmez bir iştahtı. Dünyaya kötülük tohumlannı
eken, halklannı talan eden erkeklerdi bunlar; kaim sesli, ikna ye-
teneğine sahip, tatlı sözler seçip söyleyen, zehirli oklar atan er-
keklerdi. Gerçek yüzleri, ancak ölümlerinden sonra ortaya çıkı-
yordu. Böylece tarihin aptalca bir inatçılıkla kendini tekrarladığı-
nı keşfettim. Sf. 37
Bir yerlerimde hissedebiliyordum onu, varlığı-
mın ben doğduğum zaman doğan, ama ben büyürken büyümeyen
bir parçası gibi, bir zamanlar bildiğim, ama doğarken geride bı-
raktığım bir parçası gibi... Olabilecek, gene de hiç yaşanmamış
her şeyin belli belirsiz bilinci gibi... Sf. 40